Bu Blogda Ara

20 Eylül 2011 Salı

yapmayın.

yediğin gol ofsayt, attığın nizami gol ofsayt diye verilmez.ama yapmayın be hocam.niye son ana kadar beklersin?niye kurtarıcı diye alternatifin varken orhanı alırsın.daha bir sürü teknik detay.ama elin oğlu acımaz ve gözünün yaşına bakmaz.üç günde bir maç yaptırır, diğerlerini dinlendirirken.bunlara fırsat bırakma kardeşim. eee fener kaybedince doğal yorumlar başlayacak fenerin iyiliğini isteyenler için.şimdiden duyuyorum.on kişi manisa puanı hak etti.daha geçen hafta kırmızı görmesi gereken melo gs'n in en iyi adamı olup maçı koparan golü atarken, dünkü bjk maçında rakipsizliğe rağmen tersine verilen hakem kararları topu anakragücü kalesi önünde tuttu.ama yorumculara bakarsan ooo gs, bjk süper.ama bide hakem karalarını beğenmiyoruz.fenerli federasyon bide fenere kıyak yapmıştı.seyircsiz oynayacakken seyircili olmuştu.21 saat önce twitterda shadowturk melonun kafasını görmeyen hakem manisa maçına atanmış.korkuyorum açıkcası. 21 hours ago demişim.maalesef ancak tekrar söylüyorum bunlara fırsat bırakmamak gerekir. DÜZLETME:tekrarları izleyince manisanın gölünün ofsayt olmadığı anlaşıldı ama yine bir penaltının güme gittiği farkedildi.bravo hakemlere.

30 Ağustos 2011 Salı

derdi ne acaba?

basını hergün düzenli takip etmeye çalışırım.tabi spor sitelerinide düzenli okurum.uzun uzadıya anlatmayacağım.anlamadığım bir şeyi belirteceğim, bir fikri olan var ise?kendisini tanımam etmem.kimdir, nedir?misyonu nedir bilmem.anladığım kadarıyla gs taraftarı ama guya tarafsız ve doğrulardan yana.kim mi? milliyet gazetesinde adı ters köşe olan köşede yazan ercan güven.kendisi hergün fener yazmaktan ve yerden yere vurmaktan, imalı yazılar yazmaktan bıkmadı.vardır bir amacı tabiki:)

25 Ağustos 2011 Perşembe

sonuç.

"daha ne deyim bilmiyorum.ha birde düşürsünler şu feneri küme.feneri yönetenlere söylüyoum onlar düşürmezlerse kupayı verip kendileri düşürşünler şu takımı belki kıymeti o zaman anlaşılır.ne türkiyede ne avrupada prestij bırakmadılar." demişim 03 Temmuz 2011 Pazar günü.bu akşam asbaşkan ali koç'un dedikleri hepimizin malumu.aklı evvel benim ilk gün söylediğim şeyi iki ay sonra söylediler ki prestij kazansınlar.kimin umrunda zaten karar verilmiş fener gözden çıkarılmış.ne yapsan boş.fenerin olmadığı her spor dalı temiz ve avrupa'nın dünya'nın en başarılı olanıdır türkiye medya ve kamuoyunda. ancak çomak sokarsak araya girip üç beş şampiyonluk alıyorduk.yoksa çiğ çiğ yiyorlar görüldüğü gibi.en baştada fenerliyim diyenler vuruyor, bak tarafsızım, adaletliyim söylemleri ve ayrıca yalakalığı ile.neyse herşeyi herkes biliyor, yazıyor konuşuyor.burda ne neydi benimde üstünden geçmeme gerek yok.biz bize yetelim ama adam gibi cesur ve biraz da devlet erkanından yöneticiler bulup getirelim(zamanında gs’nin yapıtığı gibi) ve bir süre bütün spor branşlarında amatörleşip unutturlım kendimizi derim.bir kaç sene şampiyon olmamak o kadar önemli değil ama o boş yılları çok iyi değerlendirip sonrasında atılım yapalım derim.yoksa ülkenin dörtte üçünün maç sohbetlerinde dalga geçtiği takım olmaya devam edeceğiz.bilmemki daha ne desem. son lafımız fener ama biraz mantıklı olalım.belki şike var, belki yok.bilmiyorum insanları vicdanları ile baş başa bırakıyorum ben şahsen ama lütfen bir daha bu tip durumlara önce bizim takım yönetimi olarak fırsat bırakmayalım.

3 Temmuz 2011 Pazar

ne söylesem boş.

bilmiyorum ki bu yaşananlara karşılık ne söylenebilr.normalde pazar sabahları bu saatte uyanık olmam ama bu kez uyanıktım ve bi bakayım dedim televizyonlarda ne var diye.ntvspor altyazı geçiyor o gözaltında, bu gözaltında felan.ewet lig tescil edilmişti fakat bahse konu klüp fenerdi ve harcanabilirdi.bu güne kadar ki şampiyonlukları, geçtim araştırmayı konuşulmamıştı bile diğer takımların.sezon bitince herkes mikrofona analarının ak sütü kadar helal gibisi açıklamalar yapardı hekes.benim şimdi burda tek tek gs'nin şu şampiyonluğu, bjk'nin bu şampiyonluğu şöyle olmuştu dememe gereke yok.ya da fener şampiyonluğu şöyle kaybetmişti herkese biliyor olanları gizli kapaklı bir şey yok.ama ne oldu da lig başlamaya az kalmış, takımlar sezonu birer birer açıyor, transferler tam gaz.federasyon seçimi tam bir mutabakat ierisinde yapılmış.bütün küsler barışmış da ertesi günü ne olmuştu ki bu gözlatılar birden başlamıştı.benim ilk aklım gelen geçen haftaki denizli de şike oldu manşetleri olabilir miydi aziz yıldırımı'ın.kim bilir her ne olursa olsun.çeksinler şu takımı ligden.versinler tüm kupaları ve kapatsınlar tüm branşları.geriye kalanlar kendileri arasında oynasın dursunlar.daha ne deyim bilmiyorum.ha birde düşürsünler şu feneri küme.feneri yönetenlere söylüyoum onlar düşürmezlerse kupayı verip kendileri düşürşünler şu takımı belki kıymeti o zaman anlaşılır.ne türkiyede ne avrupada prestij bırakmadılar.artık transfer edecek sporcu bulamaz klüp.geçen seneki doping olayı şimdiki gözaltılar.bu kin nedir kardeşim.bu kıskannçlık nedir.şikenin dalaverenin alalarını yapanlar şimdi anlı şanlı anılıyorlar.bu günlerde geçer artık fener sevgisi bana kalsın.

19 Haziran 2011 Pazar

tebrikler

Malumunuz üzere futbolda sezon bitti ve güzel biten sezonun ardından bir mahmurluk var üzerimizde. Derken erkek basketçilerde sevincimizi bir kat daha artırdı ve beşi bir yerde oldu. geçen senede çok yaklaşmıştık ama ufak nüanslar sonucu belirlemişti. neyse mutlu biten sezonun ardından komplo teorilerini diğer takım taraftarlarına bırakıp beş kupanın sevincini yaşayalım biz. Ama sağ olsun medyamız bu sevinci bile doğru dürüst yaşatmıyor fener taraftarına. maçlar zaten şifreli kanalda bari maç bittikten sonra sevinelim ama yok. üzücü olan ülkemizde televizyonculuk o kadar gelişti. Her miting canlı yayında, son haber anında ekranda. ama ülkenin şifreli olmayan tek spor kanalı, zamanında tanju’ların oynadığı figo dünya karması-Avuturya Wien maçını canlı ekrana getiriyor. Yirmi sene önce çok merak ederdim bu dünya karmaları maçlarını. ama şimdi anladım ne kadar gereksizlermiş. neyse maç gece yarısı bitti de bi zahmet yayına girdi ntvspor. elli tane kanalı olan trt’den hiç ses yok. birden aklıma geldi acaba rakibimiz şampiyon olsaydı durum ne olurdu. ama düşünmeye gerek yok, daha bitmemiş 35’lik üç transferi bütün gece yayınlayan kanal gs şampiyon olsaydı bir hafta canlı yayından çıkmazdı herhal floryadan. birde kanalın sahibi fenerli ama nafile, demek ki yetmiyor müdürü gs’li. Neyse artık transfer haberleri ile yeni sezonu beklemek düşüyor bizlere.

31 Mayıs 2011 Salı

emre'nin mesajı

en sonunda kaç yıl aradan sonra fener şampiyon oldu ve komplo teorileri diz boyu.eğer Trabzon şampiyon olsaydı terinin son damlasına kadar hak etmiş olacaktı. Ama beklenen olmadı maalesef türkiye’nin dörtte üçü için.eee ne olacak.hiç zaman kaybetmeyelim, bari ortalığı karıştıralım.karıştıralım, mide bulandıralım da nasıl olura olsun.bak zaten fener şike de yapmış.fener Ankaragücü maçını satın almış gördüğümüz kadarı ile.ewet nasıl bir şike ise maçı izleyenler iyi görmüşlerdir, maçın en hırslı futbolcusu idi bahsi geçen futbolcu.sağa sola saldırdı.helal olsun böylede olması gerekir.birde şike yapmasa fener neler olacak merak içerisindeyim.
Tabi birde gençlerbirliği Trabzon maçında burak’ın gençlerli futbolculara söyledikleri çok etikti bizim medyamıza göre ki, kimse takip etmedi.geçen sene rüştünün kupa finalinden önce yaptığı telefon konuşmaları da öyleydi demek ki medya hiç takip etmedi.tabi bu konudaki otoritemiz serhat ulueren’e sormak gerekir, hangi konunun daha etik olduğu.
Ama çuvaldızı da kendimize batıralım.şurası kesin ki Fenerbahçe sevilmiyor Türkiye kamuoyunda.bari fener bünyesi içerisindeki insanlar maksimum özeni göstersin ki, bu tür diyaloglara girilmek zorunda kalmasın kulüp.zaten olmadığına inanıyorum ama emre'nin ve çevresini de fırsat bırakmaması gerekirdi bu tip durumlara.bilmiyorum yanlış mı düşünüyorum.

22 Mayıs 2011 Pazar

tarih harbi şampiyonu gördü.

fazla söze gerek yok.bu kadar mücadelenin sonucunda şampiyon belli oldu.ewet şampiyonu tebrik edelim.çünkü sadece rakiplerle değil, sağolsun medya ve siyaset dahil kamuoyu gazıyla, artı motivasyon ile oynayan rakipleri yenip şampiyon olduğu için tebrik edelim.kimin emeği var ise yürekten kutluyorum.şu son maça özel sivası ve özellikle erman kılıç'ı kutluyorum.seneye belki trabzon alır.almasıda gerekir.neyse karabük'ü kutluyorum.fenere oynadığını trabzon'a oynamadığı için.ama aynı tebriği bursa antep ve diğerlerine de göndermeyide unutmayalım.ama eskişehir'i iki kat kutluyorum.at gözlüğü üle izleyenler göremezler, fenere ve trabzon'a aynı oyunu oynadığı için.bülent uygun fenerli diyenlere diyecek o kadar çok cevap var ama gerek var mı?vay onbeşinci hakem diyarbakırlı, aziz yıldırımın hemşehrisi diyenlere diyecek o kadar çok şey var ama değer mi?işte sonuç ortada ve şenol güneş'in haftalar önce dediği gibi adelat ve hak yerini buldu.hoş şenol hoca yan çizdi yorumundan ama canı sağ olsun.emeği geçen herkesin, terinin son damlasına kadar helal olsun bu şampioynuluk.
ne mutlu seni sevene, ne mutlu harbi gerçek şampiyona.
bir notda özeleştiri olarak düşelim ki, faydamız olacaksa olsun.belkide aykut kocaman'ı en çok eleştiren ve adamlığını değil ama hocalığını pek beğenmeyen birisiyim.elbet şampiyonluklar sadece hacaya endeksli değil.bir sürü etken var.ama bu sezon o kadar gitti denilen maç zor geri geldi ve o kadar tamam bitti kazandık dediğimiz maç kaybedildi.yeterki ders alsınlar ve hataları lütfen düzeltsinler yoksa her sene bu sene gibi olmaz.bjk ve gs'nin olduğu ligde bizi medya, kamuoyu ve malum etkenler çiğ çiğ yer.

11 Mayıs 2011 Çarşamba

tarih kupa aldı yazacak.

bu akşamki kupa finalinin tamamını izlemedim ama ara ara baktım.izlediğim bölümlerde top hep belediyede idi.beşiktaş ömer üründül'ün tabiri ile kontrollü ve defansta bekliyordu.ve ayarlasan olmaz hafta sonundaki maçı olaylar nedeni ile oynamamıştı.böylece kondisyon ve fiziksel olarak da iyi durumda.nede olsa maç uzun.90 dakika içinde olmase bile uzatmalar var felan.belediye takımı istim üzerinde ve büyüklere karşı (gs hariç)hep motive ve iyi.fakat hızlı gelişen atakta beşiktaş golü buluyor.ama toparlanıyor belediye takımı ve yandan bir orta, ve gol.o da ne?ofsayt.yan hakemden kaçmamıştı ve yakalamıştı.yok yok tekrar izleyince hata yapmıştı.aslında golün geçerli olması gerekiyordu.ama hakemde insan, hata yapabilirdi.ama rakip fener olsaydı o zaman şaibe aranabilirdi (devlet tv ekralarında bile alenen söyleniyor artık) ve hatta kesin hakemi ayarlamış olurdu.hani hafta sonu emenikeyi (sanki kendi oyuncusu) oynattırmamıştı ya.neyse ikinci yarı belediye toparlanıyor ve hatta öne bile geçiyor.ama ne hikmetse koruyamıyor, maç uzatmalarda bitecek.olmazsa penaltılar.nitekim penaltılarda belli oldu kupanın sonucu ve hakederek kazandı bjk.bence değil hani fenerli olan fakat sahipleri ve müdürleri diğerlerinden olan medya nezdinde.neyse bjk başkanının babası hastaneye kaldırılmış(geçmiş olsun).demek bu kupada hastaneye gidecek rıdvan dilmen'in dediği gibi.bilmiyorum hayattamı değil mi bence mahmut özgener'in babasınada götürmeliler.işte böyle, belkide tarihlerinin en kötü sezonlarından birisini kupa ile bitirdi bjk.artık önümüzdeki senenin hesaplarını yapıyor.diğer bir ayrıntı moralsiz ve yorgun belediye takımı hafta sonu şampiyonluk adaylarından trabzona gidecek.yenilirse eğer mazerete ne hacet.olası trabzonun puan kaybetsi durumundaki senaryoyuda söyleyeyim.belediye takımının başkanı aziz yıldırım'ın kankası.

uzattık asıl konumuz fenerbahçe.sadece futbol takımı olarak değil tüm branşları ile birlikte tarihinin en iyi sezonlarından birisini geçiren fenerbahçe belkide sezonu kupasız kapatacak.ve tarih yazmayacak.ama tarih hakem hatalarıyla olsa bile kupayı bjk aldı yazacak.(bjk'nin son aldığı kupalarda olduğu gibi, ne hikmetse).izlememeye gayret etsemde dek geldiği zaman baktığım hıncal'da çıkıp konuşacak.aslında selçuk atılmalıydı.fener haketmeden kazanıyor.trabzon hakediyor felan saçmalayacak.bu sene kesin fener şampiyon nidaları ile aman yetişinde beraberfenerin şampiyonluğunu önleyelim derdinde.bütün yazarlar ikili averajın derdine düşmüş.vay adil değil, genel averaja bakılsın diyor.konu fener olunca herkes bıçaklarını biliyor.burada yönetimimize seslenmek istiyorum.baskette ve voleybolda olduğu gibi üst düzey takım kursunlar, teknik direktöre bile gerek kalmadan ve tarihi puan farklarıyla şampiyonluklar alalım.belki üç beş sene sonra biraz olsun sempatiyle bakalar şu takıma.

8 Mayıs 2011 Pazar

ne mutlu Fenerliyim diyene.

karabük maçı 0-0 devam ederken ve oyunda rölantide pek iyi gitmiyorken yazıya düşündüğüm başlık şampiyonu tebrik edelim-2 idi.aslında hafta içi yukarıdaki başlıkla bir yazı yazmayı düşünmüştüm ama pek vaktim olmadığından kalmıştı.kısmet bütünleşik bir yazıyla bugüneymiş.

hafta içi servisle işe gideriken beşiktaşlı bir arkadaşımla yaptığım diyaloğun sonunda böyle bir şey aklıma geldi.servistekiler bilirler benim futbolla ilgili olduğumu ve fenerbahçeli olduğumu.orta yaşlı karadenizli bir abimiz sordu?ne olacak bu sene, şampiyon olabilecekmisiniz diye.bende kendisine elbette şampiyon olmayı isterim ama pek umutlu değilim dedim.açıklama olarak da, futbolun pek sahada sonuçlandığına inanmadığımı söyledim.bu arada beşiktaşlı arkadaşım, zaten bir çok maçımızı hakemle aldığımızdan bahsetti.kendisine bu sezonki bir kaç hakem hatasıyla puan kaybettiğimiz maçı hatırlattım.hatta bunların içinde hakem hatasına rağmen kazandığımız beşiktaş maçıda vardı.haklı olabileceği bir maçın, fenerin attığı ilk golün ofsayt olduğu gençlerbirliği maçı olduğunu ama bu maçı fenerin iki farkla kazandığını, ancak trabzonun aynı takımı ne tesadüf ilk gölü ofsayt olan, fakat tek farklı kazadığını hatırlattım.fakat zaten tüm fenerin aleyhine olan şeyler umrunda değildi ve normaldi.

ewet karar verdim ve sadri şenere bir defa daha hak verdim.gerçektende ben türkiyenin dörtte birlik dilimine giren taraftaydım ve mutluydum.ne mutlu ki fenerliyim.bu sebeple ülkemizin kurulmasına önderlik eden Mustfa Kemal'i anmadan geçmeyelim.

bu akşama dönersek.Karabük futbol takımını canı gönülden tebrik ediyorum.erkekçe mücadele ettikleri için.yücel ildiz'i tebrik ediyorum.saha kenarda terinin son damlasın kadar futbolcularından çok efor harcadığı ve böyle bir takım ortaya çıkardığı için.ayrıca aynı mücadeleyi trabzon maçında da bekliyorum.seyirciyide tebrik ediyorum.takımlarını güzel bir şekilde destekleri için.ama galiba tezahürat azlığı varki trabzon şampiyodan başka bir tezahüratları anlaşılmadı.buca-trabzon maçını izlemedim ama maçın sonunda gol attıktan sonra dakkasında yemek neyin nesidir anlamadım.ayrıca hocalarının verdiği röportajda açıklıla dediği şu cümle anlamlı bence:1-1'den sonra ya beraberlik için oynayacaktık, yada gol atmak için saldıracaktık.biz ikincisini seçtik:)hoş bu maçı kazansa bile küme düşmesi garanti bir takımın hocası böyle diyor.sanki şampiyonluğa oynuyor.yinede lige renk kattıkları ve bu sene fenere en çok gol atan takım oldukları için tebrik ediyorum.umarım seneye tekrar süper lige dönerler.

3 Mayıs 2011 Salı

yeter ilker yasin

malumunuz fenerbahçe taraftaryım ve bu blogda da dilimin döndüğünce fenerbahçe yazmaya çalışıyorum.ama bunun yanında da şimdilerde o kadar değil ama televizyonda üçüncü lig maçlarını bile karçırmayan futbol takipçisimi dersiniz, fanatiği mi dersiniz bilmem izleyicisiyim. üstelik bu iştende televizyonlarda saatlerce geyik modunda konuşanlar, gazetelerde işkemden yazan kalemşörler gibi parada kazanmıyorum.ee bahisde oynamıyorum.zevk işte.neyse, eğer maç fenerbahçe maçı değil ise çok lazımmış gibi ve bananeyse bir tarafı desteklerim.belki maç izelmek için bir sebep mi olsun diye artık bilmem. bu akşam ki barcelona - real madrid maçında olduğu gibi.geçmişten beridir real madrid'i desteklerim sebepsiz.barcelona'dan haz etmem futbol dışı politik sebeplerden.neyse uzatmayalım, tur zaten ilk maçta belli olmuştu ama işte benimkisi de bir umut.belki real maçın başında atar sonra orta saha mücadele son dakikalarda bir tane daha sıkıştırır, maç uzatmaya gider felan.maçı kafamda oynuyorum kendimce.ama herkesin malumu barca son yılların en komple takımı sayın ilker yasin'in deyimi ile.gerçektende süper futbol, süper yetenekli futbolcular....daha ne olsun.biraz da dokunduralım.bu barca zaten hakem desteği vaya uefa bilmem ne desteği olmadan da bu real madrid'i rahat eler.aksini kimse savunamaz.ama galiba futbolda başarı her zaman saha içinde güçlü olmaktan geçmiyor.sahanın dışında da güçlü olacaksın ve sempatik olacaksın, sevileceksin.fenerbahçe'nin Türkiye sınırlarında sevildiği gibi olabilri mi sizce:)?fanataik galatsaray'lı ilker yasin bile hiç çekinmeden maç boyu barca'yı destekleyecek mesela:) masceranun veya alvesin bir tekme olmasa bile zaman geçirme amaçlı yerde yatıp zamanı eritmesine ihtiyacı yok o takımın, zaten top hep onda.veya barcaya çaldığı düdükleri reale çalması, barca kalesine gol olarak geri dönmeyecek mesela.ama televizyon başında gördüklerini değilde görmek istediklerini ve artı maç hariç herşeyi anlatan spikerlerden bıktım valla.maç izleme isteğimi ortadan kaldırıyorlar.gerçi ne yıldo'lar, ne bülent karpatlar gördük bu özel teleizyon ekranlarında, geçmişteki o güzelim maç spikerlerinden sonra ama sabri ugan'a da şükür ilker yasin'e de şüükür diyemiyorum.yeter bi güzel maç anlatan spikerler bulun lütfen:)))

25 Nisan 2011 Pazartesi

hele şükür

en sonunda delikanlı gibi oynayan bir takım çıktı trabzonun karşısına ve puan kaybetti.zaten son haftalarda güzel oynamıyordu ama bir kontra golü bul ve iyi savun, tek farkla maçı kazan.adalet mi?onbir maçı tek farkla kazanmış trabzon ve lig henüz bitmedi.neyse iki gün sonra gelen buca maçı.kağıt üstünde maç çok kolay.ama gel görkü sahaya.neredeyse ligden düşmesi kesin ama eskişehirin trabzona karşı oynadığından daha da iyi oynadılar ve skor ürettiler farklı olarak.ve hatta iki farkı da yakaladılar.konsantrasyon eksikliği mi?beceriksizlik mi?yanlış onbir mi?ne derseniz deyin kötü oyunu açıklamaz ve hatta bu durumu savunmaları için gerekçe olamaz.ama gördüğüm kadarıyla fenerbahçe bucaya kaybetmek için her şeyi yaptı.bunu gidermek için kafayı yoracaktır hoca mutlaka.bu saatten sonra aykut kocaman'ı eleştirmek istemiyorum.benim değineceğim şey ise;
fener ne zaman kafaya çıksa mutlaka içinde bir dalavere vardır.fener bucayı hakemle geçti ve trabzon eskişehirde hakem yüzünden puan kaybetti.medyada fenerliydi zaten.hakemleri baskı altına almıştı.zaten baskette efeside hakemle yenmişti.voleybol ve bayan baskette de hakemle şampiyon olmuştu.bu fenerle nasıl başedecek bu kadar spor dalında, bu kadar takım.içlerinde paralısı, klüp takımı her çeşit takım var ama bir şekilde en tepede fener var.ne yapsak acaba bu durumu nasıl çözsek de türkiye'nin dörtte üçü üzülmese.en iyisi bu feneri kapatalım yada yunan liginde mi oynasın.bilmiyorum.
neyse geriye kalan dörtte üç olarak biz sevinelim ve umarım artık bu sene son hafta kaybetmeyelim de şampiyon olalım.bu arada bayan basketbol, erkek voleybol takımlarımızı şampiyonluklarından dolayı kutluyorum.darısı diğerlerine olsun.
İLAVE:maçla ilgili teknik, taktik geçtim, herkes izliyor karşılaşmayı ve herkes görüyor.yok stoch daha önce girmeliydi, vay cristian niye oynuyor felan.birazda göreceli, maçtan sonra bunları konuşmak ama ilave edeceğim bu değildi.aykut kocaman nihayet bir lig maçına takım elbise ile çıktı.takımın teknik direktörü, takımın lideridir ve sadece sportif olarak değil, kenardaki duruşuyla, röportajlar da ki konuşmaları ile, maç haricinde televizyondaki tavırları ile heran, her yönüyle takıma katkı yapmalı ve komuta etmelidir.temsil için bu konuda bence önemlidir.artı duygularını daha samimi bir şekilde yansıtsa, ortaya çıkacak pozitif durum takımada yansıyacaktır.

22 Nisan 2011 Cuma

niye sormazlar?

dün akşam galatasaray kaptanı ntspor'a çıkmış, bide galatsaray bu haldeyeken ne hikmetse medyatikliği hiç azalmadı bu takımın.neyse benim soracağım ise şu.demiş ki galatasaray kaptanı, trabzonun şampiyon olmasını isterim.ne güzel özgür bir ülke burası.ama çıkıp kimsede çıkıp adama sormuyor.iki hafta öncesinde galatasaray o yüzzden mi trabzon maçını fenere karşı oynadığı gibi hırslı ve istekli oynamadı ve kaybetti.olmaz böyle şeyler ama bari deki, galatasaray şampiyon olmuyorsa eğer, kim oluyorsa olsun beni ilgilendirmez.

17 Nisan 2011 Pazar

şampiyonu tebrik edelim

akşamdan beridir bir sürü başlık düşünüyorum ama bu başlığa karar verdim.(diğerleri fenerbahçe kupası, kumpas ve kurtlar sofrası kararı idi.)çok fazla yazmayacağım ama kızgınlığımı da bir şekilde ifade etmeliydim.öğleden sonra bayan basketçilerin maçını izledim.zor ama keyifli geçti ve bitti.biliyorsunuz dünde antep maçı epey bi zor geçmişti zaten.antep bu sert ve kararlı oyununu kupa maçında, hele bu seneki kötü beşiktaşa karşı oysana, belkide işi antepe bırakmadan finale kalırdı.neyse antep, hakem, medya baskısı, siyaset felan bunları bilerek sahaya çıkmalı fener ve kendisi hata yapmamalı öncelikle.bir kaç hafta önce bursa maçıda aynı şekilde geçmiş ve sonuç geçmiş olsun olmuştu.sonucun berabere bitmesinde hakem etkiliydi ama fenerde yenememişti bursayı.bursa sahasına gömülmüş ve oldukçada sert oynamıştı, benim görüşüme göre.bursa maçın genelinde sahasından çıkmayı düşünmemişti ve fenerde boş alan bulamamış ve forvetler markajda eriyip gitmişti.fener bursayı çözemeyince de berabere bitmişti maç herkesin bildiği gibi.kimbilir belki de biz bilmiyoruz bursa bir puanı alınca kupa alcaktı.yada bursanın istediği birileri alacaktı o kupayı.o zaman benim bir fikrim var.fenerbahçe kupası.fenerbahçeye karşı başarılı olan her takıma verilsin de emekleri boşa gitmesin.yanlış anlaşılamyayım, derdim rakipler fenere oynamasın demiyorum.fenere oynadıklarını her takıma oynasınlar ve sonra da desinler ki, lanse edildikleri gibi adam gibi adam olsunlar.
artı yıllardır da çözemediğim bu rakiplerdeki fener nefreti nerden kaynaklanıyor.aziz başkan çözmesi gereken konulardan biriside bu bence.yoksa kendisi çözülecek.neyse sende yen be kardeşim:)
bir kaç hafta önce trabzonsporun maçlarını izlememe kararı almıştım kendimce.ama yine tutamadım kendimi ve izlemeye başladım.bakalım fenerin rakipleri, fenere oynadıklarını trabzona karşı oynayacaklarmıydı diye merak ettim ve az da olsa bir ümit bursa adam gibi oynarmı acaba dedim kendimce.25-30 dakikalar gibi trabzon maçın ilk tehlikeli pozisyonu veya başka bir değerlendirmeyle kontrasını yakalayınca(hemde trabzonda, deplasmanda değil ve artı konya maçındaki ilk ve tek golde aynı bugünkü maçtaki gibi olmuştu) bıraktım izlemeyi ve tamam bu iş dedim.trabzon haklı bir galibiyet alacak belli dedim.ama yine tutamadım kendimi ve ara ara baktım ve devre biterken gol geldi.hızlı trabzon atağı ve son haftaların formda golcüsü atıyor golü.kaleci ısınamadan kalesinde gördü topu.bunun öncesinde kaleciye ne demeli baskı yokken topu taca atayım derken sakatlandı.neyse...bundan sonrası zaten kolay.bursa kazanmak zorundaydı ki üçüncülük kupası zora girmesin.saldır bursa kim tutar seni.bursa saldırdıkça ortaları girayın kafasına gitti. şutlr auta.dakikalar geçtikçe taktik deha şenol hoca stoper aldı.kazanan haklıdır.sonuçta türk futbolu gelişiyordu.önemli olan buydu.fener kötü olsun yeter.son üç yılın şampiyonu da aynı taktikle oynayıp şampiyon oluyordu zaten.üstünede biraz siyaset sosu.tadından yenmez.
dün tolunay hoca çıkıp konuşmadı.e ne yapsın yüzü yoktu.feneri yenememişti.ama bursa alnının akıyla oynamış am kaybetmişti.olsun çıktılar bizde puan almak isterdik ama olmadı, kıyamadık kardeşimize dediler.ne yapsınlar ellerinden gelen buydu:)birbirlerine sarılıp öptüler ve tebrik ederek ayrıldılar trabzonlu kardeşlerinden.bu seneki görev tamalanmıştı.devamı seneye.
çok yazmayacağım dedim ama kusuruma bakmayın.ama bizimkilere de ne demeli bu arada.haftalardır oyun oynanıyor, vay germeyelim vay bilmem ne konuşmadılar.sonra kazandığın hafta çıkıp konuşuyorsun.hakkın yendiği zaman neredeydin.
aykut hoca konusunuda fikrim sabit.ama takım sonuç alıyor eleştirmek istemiyorum.ancak maçları kaybetmek için herşeyi yapıyor.allahtan şans yanında da maçları kazanıyor.ama işte bursa maçı.çıkmadı galibiyet o maçtan.herkes senin yaptığın hatayı yapmaz..kaybetmez son maçta.dövünür dururuz sonra.artık başkan çıkar biz sadece futbol takımı değiliz, spor kulübüyüz der.vay baskette, voleybolda, masa tenisinde şampiyonuz der.kimin umurunda.
başlıkta dediğim gibi şampiyonu kutlayalım.helal olsun.aziz başkanının dediği ve sözde öğrendiği gibi sadece sahada şampiyon olunmuyor.

5 Nisan 2011 Salı

sporx yorum

sporx sitesinde Objektif değerlendiremiyorlar linkindeki Sağlam: "Objektif değerlendiremiyorlar" başlıklı haberine yorum yazmak ihtiyacı gördüm kendimde ve aşağıdaki yorumu yazdım. sizde bırakın yorumunuzu bence. anlasınlar bırakın izlediği maçı, yönettiği maçı nasıl yorumluyorlar.
"ewet 3 penaltı ve bir kırmızı kart bursa lehine verilmemiş olsaydı ben görürdüm maçtan sonra ne söyleyeceklerini.ewet siyaseti arkasına alan koşuyor ve de güzel konuşuyor.sağ olsun hani fenerli dedikleri medyadaki gs-bjklilerde de takımları sahnede olmadığından, fenerin rakibi kim, haklı haksız bakmadan onu destekliyorlar ve kamuoyuna övmeye devam ediyorlar.kolay gelsin onlara ve fenerli olduğum halde şimdiden trabzonun şampiyonluğunu kutluyorum.çünkü karar verilmiş.üstüne bizim teknik heyet ve yönetiminde hamleleri ile buna yardımcı oluyorlar.
ha bide klüpler birliğine üye olan takımlar.sizlere sesleniyorum. fenerbahçe'nin haklarını kim koruyacak."

Bu yoruma ilave; şampiyonluğa oynayan en son şampiyon bursa kendi sahasından çıkmadı, bide 3 puanı kaçırdık diyorlar, nasıl bir durum anlamadım.bakalım trabzon deplasmanında nasıl oynayacaklar merak içerisindeyim.kadıköyde kaybetmemeye oynayan ve beraber kalan takım, trabzonda kazanmaya oynar ve aynen konya gibi kontradan gol yiyip maçı kaybeder görüşündeyim.sonrada oynadık ve trabzon haketti, hakem süperdi felan yorum yaparlar.kendin çal, kendin oyna.vatandaş da izlesin.
ya konyaya ne demeli, kadıköyde gayet güzel oynamışlar ve de iyi kapanmışlardı.trabzonda yedikleri gol, felaket.ben artık küme düştümde, bari trabzona bir şey olmasın şeklinde ilaç gibi bir gol.bundan sonra fener-trabzon maçları dışında trabzon maçı izlemeyeceğim.
hakem gözlemcisi 8,2 puan vermiş kuddusi müftüoğlu'na.tebrik edip başarılarının devamını diliyorum.gelecekte bir gün dünya kupasında maç yönetir.olmazsa da canı sağolsun.türkiyede önemli takımlara idari menecer de olabilir.dünyada ve türkiyede örnekleri var.
artık seneler önce aziz yıldırım'ın dediği gibi; türkiyede şampiyonluklar sadece sahada kazanılmıyor öğrendim gibi bir açıklaması vardıya.bende inandım buna.ancak sayın fener yönetimine soruyorum, bildikleri bir konuda niye hiç bişi yapmıyorlar ve senelerdir niye hiç kupa alamıyor bu takım.biraz düşünsünler lütfen.buna ilk önerimde klüpler birliğini bıraksın.sonrasını kendisi bilir artık.yoksa sıra kendisine doğru geliyor.

14 Mart 2011 Pazartesi

fenerin gücü

Türkiye'de bilmeyen yok artık fenerbahçe'nin gücünü. Gerek kamuoyunda, gerek medyada, gerekse federasyon, mhk gibi kurumlarda. Zaten neredeyse ligden koptuğu, hocası istifanın eşiğinden, bildiğiniz üzere hakemler sayesinde çıkmıştı. Zaten yıllardır şampiyonlukları ve kupaları da bu gücü sayesinde almıştı. Son hafta ve final dinlemeden, sahada mücadele etmeden hakemlerin yardımıyla yapmıştı tüm bunları. yani güçlüydü kimsenin bilmediği dünyalarda.

Kaldı ki tüm bunlara muktedir olan takım ve yönetim ligin 26. haftasında lig lideri iken, ligin sonuncusu takıma karşı mı yapamayacaktı. Gücü yetmese de masa başı oyunları ile alırdı en sonunda. Ayrıca bundan bir kaç hafta önce sahasında oynadığı karşılaşma bittikten sonra, seyircisinin hakeme attığı taş sonucu hakemin başı yarılmıştı. Aynı durumda rakipleri olsa en az üç maç sahasında seyircisiz oynama cezası alması kesinken, kendisi bir maç saha kapatma almış ve bir sonraki evinde oynaması gereken karşılaşmayı, tarafsız sahada seyircili oynayama şansını elde etmişti. Ne kadar adildi hiç umurunda değildi. Yeter ki kendisi avantajlı olsun, başka bir şeye bakmazdı.

Maça gelirsek: Kendisi için en iyi duruma getirmişti şartları fener, saten. Geriye zayıf rakibini devirmek kalmıştı. Beklendiği gibi başlamıştı maç ve rakibini sahasına hapsetmişti fener. Sağlı, sollu ataklarla saldırdı zayıf rakibinin üzerine ve erken bir golle de öne geçti. Belki de farka gidecekti artık karşılaşma. Ama karşılaşma fenerin istediği gibi gitmiyordu ilerleyen dakikalarda. Kendisi fizik olarak oyundan düşmeye başlamıştı. İkinci golün gelmemesi de rakibine iyice moral vermiş ve umutlandırmıştı. Kendi çapında oyuna tutunmaya çalışıyordu ve yükleniyordu. Fener ceza sahasına kadar geldiler ve fenerin malum adamı rakibini ceza sahasında düşürdü, fakat oda ne? İşte fenerin gücü ortaya çıktı. Ve hakem devam dedi. Bir süre sonra aynı vukuatlı futbolcu rakibin bileğine basıyor fakat beklendiği gibi, yine devam. Hakem zaten zayıf olan rakibi ezmişti. Maç bir-sıfıra bağlandı derken o da ne? Yine aynı vukuatlı futbolcu, bu sefer rakibin şutunu elle engelliyor ceza sahası içerisinde ama artık umutları kestik. Karşımızda fener vardı ve biliyoruz ki hakem penaltıyı çalmayacaktı. Beklendiği gibi oldu ve maçta öyle bitti.

Ama artık kanıksadığımız gibi fener medyası bunları gündeme getirmeyecek. Getirmeye çalışan bir kaç kendini bilmez olursa da, zaten penaltı değil ki yorumlarıyla konu kapatılacaktı. İşte fenerin gücü, var mı gücü yeten. Gelsin şampiyon olsun:) Anlayan anladı. Fazla söze ne hacet. Son haftalardaki olanlardan sonra insan içinden diyor ki, şampiyon ol be fenerbahçe. Ki kaybetmeyi de öğrensinler. Ama Türkiye burası bir şey değişmez. Boşver şampiyon olsan ne, olmasan ne İslam Çupi'nin dediği gibi. Biz takımımızı seviyoruz. Yeter ki Türkiye'nin dörtte üçü üzülmesin.

9 Mart 2011 Çarşamba

Beşiktaş-Trabzonspor

2010-2011 Sezonu 24.haftası sona erdi. Fakat tartışmalar hafta başından beridir artarak sürüyor, herkesin malumunca. Bu tartışmalardan sonra, benim aklıma takılan şey, Beşiktaş klübünün açıklamalarında yer alan "Beşiktaş-Trabzonspor karşılaşması berabere bitirilmeye çalışıldı" bölümüydü. Ben Fenerbahçe taraftarıyım ve o karşılaşmanın berabere değil, Beşiktaş'ın galibiyeti ile bitmesini isterdim ki puan farkı artsın. Fenerbahçeli iseniz veya Fenerbahçeli olsaydınız sizin sonuç hakkındaki görüşünüz ne olurdu acaba? Başka sorum yok:)



8 Mart 2011 Salı

ekleyecek ne var başka.

susuyordum ne zamandır ama bu demek değil ki gündemdekileri izlemiyorum.yazacak çok şey var ama arkadaşlar sağolsun herşeyi yazıyorlar gerek takımla ilgili, gerek kamuoyu ile ilgili.benimde ekleyeceklerim mutlaka olacak  zamanla ama şimdilik serkan çalık'ın dediklerini paylaşıyorum sizinle.sizcede ekleyecek bir şeyi olan var mı?
http://www.sporx.com/futbol/superlig/genclerbirligi/trabzonspor-icin-oynadikSXHBQ225625SXQ

7 Ocak 2011 Cuma

TRANSFER

reklama girer mi bilmiyorum ama www.seslisozluk.com'da transfer kelimesinin karşılığı olarak "Bir profesyonel sporcunun, para karşılığı kulübünden bir başka kulübe geçmesi" olarak çıkıyor.peki bir sporcu başka bir kulübe neden geçer veya bir kulüp bir sporcuyu para karşılığında neden alır.(tabi bazen bir sporcu para vermeden de alınır veya para talep edilmeden de bırakılabilir.alternatif yorumlar var.bütün bunlar yöneticinin inisiyatifine kalmış.)peki transferde amaç nedir?her zaman sportif başarıdır, benim kriterlerime göre.sportif başarının sonucu nedir?sonuç=kupa.kupalar nasıl gelirse gelsin taraftar mutlu olur.hem kuplar gelir hem de ekonomi iyi olursa yöneticiler daha çok sevinir herhalde.ya hem başarı gelmez, hem de zarar edilirse ne olur ki acaba?cevap bence ve kısaca tamamen yönetici beceriksizliğidir.
Yönetici olarak bakmaya çalışırsak tekrar, kupaları alda ekonomik olarak gelirlerine göre çok mu harcadın, az mı harcadın önemli mi?anlayışa göre makul karşılanabilir ve ya karşılanmayabilir.kimi yönetici derki, arkadaş kupaları alalımda ne kadar harcadığım önemli değil.kulübün geliri çok çarçur etsek de olur.bu tip yöneticilere taraftar yönetici diyelim.peki ya kupalar gelmez ise ne olacak bu kulübün hali.paralar çarçur olduğu ile kalacak.galiba sonuç hüsran olunca bunlara da beceriksiz yönetici denilmeli benim fikrime göre ve burada algoritma gereği bu yöneticiler gereğini yapıp işi bile bırakmalı.(ben tesis yapıyorum arkadaş kupadan daha mühim dememeli.sonuçta o tesislere, fenerbahçe burjuvası gidiyor.taraftar yine avucunu yalıyor.)      kimisi de derki, hem başarılı olalım hem de zarar etmeyelim, hatta sivrilen para eden adam varsa satıp kara geçelim, tekrar ucuz ve iyi adam alıp tekrar başarılı olalım.hatta yapabiliyorsam üstüne de tesis yapalım.bu tip yöneticilere de mantıklı, akıllı işi bilen yönetici diyelim.var mıdır acaba aziz başkanın müsaadesi dışında bu işe talip olup, bu işi kotaracak adam.yoksa Fenerbahçe cumhuriyeti söylemi azizbahçe cumhuriyeti olmak üzere.
Neyse hepsi plan, program gerektiren işler.pasta büyük.eskiden yönetici olacak adam bir miktar para vermek zorundaydı.yoksa işler yürümezdi.ama artık buna pek gerek kalmadı.yok tv, iddia, sponsor, stat, varsa (yok da)transfer geliriJ(o da ayrı bir konu tabi, fenerbahçe’li futbolcu niye hep kulübü ile kötü olup ayrılıyor.), bir sürü kaynak var.yani kulübe, paralı değil, işi bilen, profesyonel yönetici gerekli.reklama ihtiyacı olan işadamına, müteahhide değil.tabi bunlar naçizane fikirlerimiz.taraftar olarak buraya yazmaktan başka ne yapabiliriz.

lig tarihi

http://tr.wikipedia.org/wiki/Fenerbahçe'nin_lig_tarihi
fenerbahçe'nin geçmiş sezonları ile ilgili nostalji yapmak için ilginç bir çalışma olmuş.