9 Mart 2011 Çarşamba

Beşiktaş-Trabzonspor

2010-2011 Sezonu 24.haftası sona erdi. Fakat tartışmalar hafta başından beridir artarak sürüyor, herkesin malumunca. Bu tartışmalardan sonra, benim aklıma takılan şey, Beşiktaş klübünün açıklamalarında yer alan "Beşiktaş-Trabzonspor karşılaşması berabere bitirilmeye çalışıldı" bölümüydü. Ben Fenerbahçe taraftarıyım ve o karşılaşmanın berabere değil, Beşiktaş'ın galibiyeti ile bitmesini isterdim ki puan farkı artsın. Fenerbahçeli iseniz veya Fenerbahçeli olsaydınız sizin sonuç hakkındaki görüşünüz ne olurdu acaba? Başka sorum yok:)



8 Mart 2011 Salı

ekleyecek ne var başka.

susuyordum ne zamandır ama bu demek değil ki gündemdekileri izlemiyorum.yazacak çok şey var ama arkadaşlar sağolsun herşeyi yazıyorlar gerek takımla ilgili, gerek kamuoyu ile ilgili.benimde ekleyeceklerim mutlaka olacak  zamanla ama şimdilik serkan çalık'ın dediklerini paylaşıyorum sizinle.sizcede ekleyecek bir şeyi olan var mı?
http://www.sporx.com/futbol/superlig/genclerbirligi/trabzonspor-icin-oynadikSXHBQ225625SXQ

7 Ocak 2011 Cuma

TRANSFER

reklama girer mi bilmiyorum ama www.seslisozluk.com'da transfer kelimesinin karşılığı olarak "Bir profesyonel sporcunun, para karşılığı kulübünden bir başka kulübe geçmesi" olarak çıkıyor.peki bir sporcu başka bir kulübe neden geçer veya bir kulüp bir sporcuyu para karşılığında neden alır.(tabi bazen bir sporcu para vermeden de alınır veya para talep edilmeden de bırakılabilir.alternatif yorumlar var.bütün bunlar yöneticinin inisiyatifine kalmış.)peki transferde amaç nedir?her zaman sportif başarıdır, benim kriterlerime göre.sportif başarının sonucu nedir?sonuç=kupa.kupalar nasıl gelirse gelsin taraftar mutlu olur.hem kuplar gelir hem de ekonomi iyi olursa yöneticiler daha çok sevinir herhalde.ya hem başarı gelmez, hem de zarar edilirse ne olur ki acaba?cevap bence ve kısaca tamamen yönetici beceriksizliğidir.
Yönetici olarak bakmaya çalışırsak tekrar, kupaları alda ekonomik olarak gelirlerine göre çok mu harcadın, az mı harcadın önemli mi?anlayışa göre makul karşılanabilir ve ya karşılanmayabilir.kimi yönetici derki, arkadaş kupaları alalımda ne kadar harcadığım önemli değil.kulübün geliri çok çarçur etsek de olur.bu tip yöneticilere taraftar yönetici diyelim.peki ya kupalar gelmez ise ne olacak bu kulübün hali.paralar çarçur olduğu ile kalacak.galiba sonuç hüsran olunca bunlara da beceriksiz yönetici denilmeli benim fikrime göre ve burada algoritma gereği bu yöneticiler gereğini yapıp işi bile bırakmalı.(ben tesis yapıyorum arkadaş kupadan daha mühim dememeli.sonuçta o tesislere, fenerbahçe burjuvası gidiyor.taraftar yine avucunu yalıyor.)      kimisi de derki, hem başarılı olalım hem de zarar etmeyelim, hatta sivrilen para eden adam varsa satıp kara geçelim, tekrar ucuz ve iyi adam alıp tekrar başarılı olalım.hatta yapabiliyorsam üstüne de tesis yapalım.bu tip yöneticilere de mantıklı, akıllı işi bilen yönetici diyelim.var mıdır acaba aziz başkanın müsaadesi dışında bu işe talip olup, bu işi kotaracak adam.yoksa Fenerbahçe cumhuriyeti söylemi azizbahçe cumhuriyeti olmak üzere.
Neyse hepsi plan, program gerektiren işler.pasta büyük.eskiden yönetici olacak adam bir miktar para vermek zorundaydı.yoksa işler yürümezdi.ama artık buna pek gerek kalmadı.yok tv, iddia, sponsor, stat, varsa (yok da)transfer geliriJ(o da ayrı bir konu tabi, fenerbahçe’li futbolcu niye hep kulübü ile kötü olup ayrılıyor.), bir sürü kaynak var.yani kulübe, paralı değil, işi bilen, profesyonel yönetici gerekli.reklama ihtiyacı olan işadamına, müteahhide değil.tabi bunlar naçizane fikirlerimiz.taraftar olarak buraya yazmaktan başka ne yapabiliriz.

lig tarihi

http://tr.wikipedia.org/wiki/Fenerbahçe'nin_lig_tarihi
fenerbahçe'nin geçmiş sezonları ile ilgili nostalji yapmak için ilginç bir çalışma olmuş.

14 Aralık 2010 Salı

can sıkıntısı

fenerbahçe maçları çekilmiyor ve gelecek içinde pek umut vaat etmiyor benim açımdan.yönetimin icraatlarını da taraftarı memnun etmeye yönelik görmüyorum.yönetimin istediği, taraftar ferneriuma gitsin para harcasın, taraftar kart alsın, fenercelle abone olsun, kombine alsın, gitsin tesis atağında ki kulübün tesislerinde harcama yapsın.kısacası kulübe para kazandırsın.yönetimde bu kazanılan paraları çarçur etsin.eee sonuç.taraftarın elinde ne var.taraftarın istediği maçların ve sonucunda kupaların kazanılması.başka bir şey değil.sonuçta alınan kupaları alıp evine götürecek değil ya taraftar.manevi olarak tatmin olacak.madem bizim taraftar olarak mevcut teknik ekibi, futbolcuları hatta yönetimi değiştirme şansımız olmadığına göre, buna ilaveten futbol ile ilgili şeyler de iyi gitmeyip, oyun da güzel olmayınca can sıkıntısı.
ondan olsa gerek aklıma sivri fikirler geliyor.hemen bir tanesini söyleyeyim.hani bizim yönetim sadece inşaattan değil spordan da anlar ya.sanki her sene almadık kupa bırakmadık.bunun yani sportif başarıların yanında tesis hamlesi de yapıyor ya, düzce’de kamp tesisi, kenan evren lisesini devir alınca alışveriş merkezi falan yapacak ya.bende onların projelerini geliştirdim.ayrıntıları yapacak teknik mühendisler mutlaka yönetimden birilerinin şirketlerinde vardır.


 Herhalde inşaat kökenli yöneticilerimiz sarı çizgilerin içinde kalan alanları kulübe kazandırıp, artık içine ne yapacaksa, kulübe gelir amaçlı alışveriş merkezi mi, yeşil alan mı, spor tesislerimi bilmiyorum artık.bundan sonrası ayrıntı.
Stat ile de ilgili olarak da. tamam  mevcut  stat parça parça, gecekondu usulü ile yapıldı ama sanki daha güzeli olabilirdi.ağaşıda resmi görülen atletico mardid’in stadında olduğu gibi tribünlerin bir tarafı Bağdat caddesini üstünde kalacak şekilde büyütülüp sadece maç günleri değil haftanın yedi günü fenerbahçeli olan olmayan herkesin uğrayabileceği bir kompleks haline getirilmesi, bu arada caddenin girişi ve yolun metro usulü yerin altına alınması falan de öyle birden aklıma geldi.

13 Aralık 2010 Pazartesi

Ankara'da karlı ve yaslı akşam

Üzülüyorum. maç boyu durmayan kar altında oynanan maçta, o kadar emek, o kadar mücadele ama sonuç hep kritik anlarda ve maçlarda olduğu gibi yine hüsran. ama demek ki bir şeyleri yanlış yapıyorlar. adam pas vermesi gerekirken şut atıyorsa, topun altına girip kaldıracağına var gücüyle abanıyorsa, orta yapması gerekirken çalım yapmaya kalkışıyorsa ve bu gibi pozisyonların sonunda hep kaybedilen toplar fener kalesine pozisyon yada gol oluyorsa, hem futbolcuların bireysel  olarak altyapılarında, hem de takımın antrenman ve organizasyonunda bir yanlışlık var demektir. sezon öncesi avrupa kupası maçları, ligde derbiler, deplasmanlar falan. durum herkesçe malum. sonuç alınmayınca eminin futbolcular ve teknik ekip, aykut kocaman ve hatta başkanda üzülüyordur. (belki de aralarında üzülmeyenlerde vardır, nerden bilelim.) ama bir şeyler yapması gerekenlerde kendileri. yoksa yabancı futbolcular dahil hiçbirisine o kadar parayı Türkiye Cumhuriyeti sınırları dışında kimse vermez. ne yapalım biz üzüldüğümüzle kalalım ve gidip barcelona maçlarını izleyelim.
Ayrıca bir kaç küçük not daha ekleyeceğim:
  • trabzon maçındaki penaltı, fenerin yediği ikinci gol öncesi verilmeyen faul gibi ayrıntılar hiç konuşulmuyor kamuoyunda. niye çünkü trabzon bir gazetenin manşetindeki gibi trabarcelona gibi oynuyor!!!galiba bu gibi durumlarda konuşmama kararı aldı sayın kulüpler birliği ve fenerbahçe kulüp başkanı ve yöneticileri. ne yapalım canları sağ olsun.
  • şu kulübün resmi televizyonunu anlamış değilim. gs taraftarı televizyoncuları çalıştırdıkları skandalı öğrendiğimden beridir mesafeliyim ama ne yapalım mecburuz bir yerde. hadi başkanın sözcüsü gibi konuşan alaattin metin'e falan katlanıyoruz. ama çatladıkapı maçını bile kazanınca bile iki saat maç sonrası programı yapılıyor ancak maç kaybedilince hemen bitirip anlamsız takımla alakası olmayan programlar yayınlanıyor. bunun yerine takıma katkı verecek birşeyler yayınlasınlar isterim.
  • Ankara’ya kış geldi, ancak takımı canlı izleyeyim diye maça gitmeye heveslendim soğuğa rağmen ama bu sefer ankaragücü engeline takıldım. el insaf kale arkası maç bileti 120 Türk lirası nedir kardeşim. ama kendi taraftarları stadı doldurmuşlar nasıl olduysa. yarısından fazlası da o parayı bir maç biletine verip gelemeyecek durumda olanlardır.
  • işte böyle, bize yine hasret, bize yine hüsran var diyelim şimdilik.

10 Aralık 2010 Cuma

nazar boncuğu

fenerbahçe taraftarlarınca malum, dün akşam erkek basketbol takımı geçen yılın euroleague şampiyonu barcelonayı ağırladı ve yenildi ama ilk maçın sonucuna göre avantajlı bir skor elde etti.benim asıl değineceğim konu ise; bu hafta içinde yeni koçumuzu öven bir yazıdan sonraki ilk maçı kaybetmesi takımın.yine de bu yenilginin takımın eksikliklerini gidermesi adına katkı yapmasını ve bundan sonrası için nazar boncuğu olmasını diliyorum.belkide dün bireysel performanslar düşüktü, belki barcelona çok iyiydi felan.ama oyuncuların bütün benliği ile mücadele ettikleri televizyonda dahi görülüyordu.hiç olmazsa maçın son saniyesine kadar bu maçı alırız ile takip ettik.geçen senelerde de türkiye'de şampiyon oluyordu bu takım ama avrupada daha ilk yarı sonunda 30-40 lı farklara geliyordu maçlar. (aklıma gelen bir notu daha ekleyeyim.fenerbahçe'nin gruptaki en önemli rakiplerinden biri siena, bir italyan takımı ama fenerbahçe-barcelona maçına adamlar gözünü kırpmadan bir italyan hakemi atıyorlar.düşündürücü değil mi?ne kadar da çalışsak, ne kadar da para harcasak bir yerden sonra avrupa ve zihniyeti ile baş edemiyoruz galiba.)