7 Aralık 2010 Salı

neven spahija


blogumuzun adından da belli amatörce takip ediyoruz ama taraftarız sonuçta.takımın başarısını istiyoruz.ortada bir başarısızlık olunca da taraftara bazı gerekçeler sunmak lazım.yönetimin son zamanlarda taraftarın gazını alma yöntemi de biliyorsunuz spor klübuyüz biz.ayrıca gerçekten de futbol takımı haricindeki branşlarda bir başarı söz konusu.bunu gerçekleştirenler kimdir bilmiyorum ama başkan galiba o şubeler karışmıyor.ayrıca erkek basketbol takımında ki iyi gidişatı sürdürüp ileri taşıyanların başında da yeni koç gibi geliyor bana.basketbolun tekniğinden taktiğinden anlamam ama bir önceki senenin eurolig şampiyonunu evinde yenebiliyorsan ortada bir gelişme olduğu kesindir.resimde de gördüğünüz gibi ben kendisi shrek karakterine benzettim.kimisine göre abes olabilir ama shrek serisini izledikten sonra çirkin ama canayakın, azimli karakterimizin filme ruh kattığı gibi neven spahija'nın da takıma ruh ve mücadele özelliğini kattığı kesin.sonuç ne olur bilinmez ama uzun vadede (eğer sürdürülebilinirse)bugünkü barcelona futbol takımı gibi uzun vadeli başarılar gelecektir bence.bakalım futbol takımında bunu kim ne zaman sağlayacak merak ediyorum.

29 Kasım 2010 Pazartesi

herkes adalet istiyormuş meğer de haberimiz yokmuş!

iyi haftalar arkadaşlar...nihayet bişi yakaldı sayın doğrucu kamuoyumuz.ewet alex'in hareketi biraz sert ve kırmızı versen de olur ama peki bugüne kadar alex'e yapılan aynı hareketlerde susan kamuoyuna ne oluyorda birden sesleri yükselip, doğrucu oluyorlar anlamış değilim.ewet hareket sert ama bu kadar senedir ibb takımı bütün kazandığı fener maçlarını hakem destekli kazanmış, o zaman bu arkadaşlar niye susuyorlardı da, sende güzel oynasaydın be kardeşim diyorlardı. ama yine çuvaldızı kendimize batıralım ve diyelim ki bunlara fırsat bırakmayalım be aykut hocam.sonra adam çıkıp televizyonda konya-fener maçından sonra teknik direktörlüğü bırakan aykut hoca şimdi konuşsun deme cesaretini kendinde bulmasın.

26 Ekim 2010 Salı

içime sindiremiyorum.

En son gs derbisinden sonra sonuç iyi idi, kötü idi, futbolu beğendiniz, beğenmediniz ne derseniz deyin ya da bjk'ın kaybettiği hafta gs berberliği fena değil de diyebilirsiniz.ama artık böyle maçlardan sonra şu tvlerdeki absürtlükleri içime sindiremiyorum.kendimi bildim bileli bütün branşlarda feneri sahada yerler, hakaret ederler, döverler sonunda da fenerli yorumcularda dahil olmak üzere bu duruma bir kulp açıklama bulurlar.bizde maçları izlerken ki kızgınlığımızla kalırız.arada bir es kaza fener lehine de hata olursa yıllarca unutmazlar, ve de unutturmazlar.hep ısrarla hatırlatırlar sonuçta fener takımı camiası kavgacı, sempatik olmayan, derin ilişkilerin takımı olur.ama geriye kalanlar camialar Türk sporunun lokomotifi olurlar, iyi ve başarılıdırlar. fener şampiyonlar liginde chealse'e elenir başarısız olur ama elin oğlu cska sofya'ya karşı başarılı olur sanki bana euro kupasını almış gibi yansıtırlar.

ama bütün bunlar gelip dayanıyor yönetim ve teknik direktöre.lütfen konuşturmayın da bizde rahatça izleyelim ve maç geyiğini yapalım arkadaşlarla.o kadar para harcanıyor ama yine de sonunda taraftar harcanıyor.kimse onları düşünmüyor.aziz yıldırım adnan polat ile kol kola. kaya peker, emre belözoğlu gibiler bu takımda.tekrar lütfen diyorum aykut kocaman.konuşturmayın mehmet demirkol gibi yorumcuları.tekrar lütfen diyorum, harcanan ve alınan paraların karşılığını sahada verin ve sahada başarılı olun.çünkü diğer takımlara göre her alanda üçer kat para harcanıyor.son olarak lütfen diyorum aykut kocaman camiadan birisi olarak kendi içimizden gelen adamı eleştirmek zorunda kalmayalım.

1 Ekim 2010 Cuma

Sonuç

Atıyorum üç beş sene sonra Fenerbahçe ve Aykut Kocaman çok başarılı olursa, diyebilirsiniz ki, bak gördün mü, habire eleştiriyordun ama adam başarılı oldu diye. Bir Fenerbahçe taraftarı olarak bende istiyorum en az Aykut Kocaman’ı şu an için isteyen her taraftar kadar. Ne yazıyorsak amacımız, Aykut Kocaman’ın başarılı olması ve kendisini geliştirmesi. Ve sonuçta takımın başarılı olması ve hem Türkiye’den, hem Avruoa’da kupalar alması.

Shakhtar Donetsk.

7 MF Fernandinho (vice-captain)

8 MF Jádson

9 FW Luiz Adriano

10 MF Willian

20 MF Douglas Costa

29 MF Alex Teixeira

37 MF Bruno

Görüldüğü gibi Shakhtar Donetsk kadrosunda yedi brezilyalı futbolcu var. Artı yedi tane daha başka ülkelerden yabancı futbolcusu var. Ukrayna ligi, bizim süper lig ile karşılaştırdığımızda daha da kötü bir lig olmadığı gibi takımlarımız Avrupa kupalarında epey çekti Ukrayna takımlarından son yıllarda. Bu takım da bu ligde bir sene olmaz ise diğerinde şampiyon oluyor Dinamo Kiew ile birlikte. Son Bursaspor haricinde bizde de üç takım arasında gidip geliyor şampiyonluk uzun yıllardır. Ayrıca hepimizin malumları 2009 yılında Fenerbahçe Şükrü Saraçoğlu stadında UEFA kupasını kazandı, 2004 yılından beridir bu takımı çalıştıran hocasıyla birlikte.

Sonuçta ne diyeceğiz, bize ne ki Shakhtar Donetsk takımndan. Bende pek ilgilenmiyorum o takımla ama diyeceğim iki şey var.

Birincisi; Fenerbahçe şampiyonlar liginde çeyrek final oynadığı sene kadrosunda alex, dievid, edu, wederson, roberto carlos, hatta Şilili maldonado da brezilya’dan gelen bir futbolcu olarak altı tane güney Amerikalı futbolcu oynarken nasıl güzel oynuyordu da şimdi bu adamlar sorunlu oldu. Shakhtar Donetsk yedi brezilyalıyı nasıl oynatıyor arkadaş. Sonunda da başarı geliyor. Brezilyalı oyuncu tercih etmeyen İngiliz takımları bile altyapıdan başlayıp transfer ediyorlar artık. Bir doğru var adamlar yetenekli oluyorlar. Artık oynatmak kluplerin ve hocanın elinde. Yoksa zamanın Milli Eğitim Bakanının "Ne hoş olurdu mâârif, şu okullar olmasa" dediği gibi. Ne güzel olurdu Brezilyalılar olmasa.

İkincisi; son altı yıldır aynı hoca çalıştırmış Shakhtar Donetsk takımını. İstikrar. Ewet istikrar var, adamlar sabretmişler, hocalarına güvenmişler, sonunda başarı ve kupalar gelmiş. Tamam para harcamışlar iyi futbolcular için ama kim harcamıyor ki. Yalnız sabretmenin bir kriteri var benim için. Eğer tecrübeli bir hoca ise özgeçmişi, başarıları zaten yeterli bir durumdur. Nispeten genç hocalar için ise potansiyel var mıdır diye bakılır herhalde. Bunu da duruşu, yönetim tarzı, o ana kadar ki icraatları fikir verir bence. Aykut Kocaman bu özelliklere uyuyor mu uymuyor mu, bence soru işareti. Ama sonuçta Aykut Kocaman Fenerbahçe’nin hocası ve başarılı olmak için her imkan kullanılsın. Hocamız kendisini geliştirmek için psikolojik olarak, antrenman teknikleri olarak eğitim alsın. Bir bilen ve öğreten hem Türkiye’de, hem de dünyada vardır elbet. Madem Aykut Kocaman ile çalışmak istiyorsunuz. Birde ekibi daha kaliteli hale getirilsin.

30 Eylül 2010 Perşembe

maç farkı.


hani demiştim ya lig ve ya avrupa kupası maçlarına eşofmanla çıkıyor ancak cumhuriyet kupası maçında grand tuvalet. demekki cumhuriyet hazırlık kupası maçı daha önemli.
belki bazılarını diyecek niye her yazıda aykut kocaman var diye ama durum böyle olunca desteklediğim takım için üzülüyorum ve atıyorum manchester united taraftarının alex fergusonu beklediği gibi altı sene beklemek istemiyorum.
asıl konuşacağı yerde ve maç esnalarında tepksini vermiyor ve konuşmuyor ama maçlar bittikten sonra çok güzel konuşuyor polemik konusu veriyor gazetecilere. örneğin daha sonra o konuyada gireriz ama brezilyalılar olayı. sen bu takımın sorumlususun. sezon başında ne yapacaksan yapsaydın. şimdi laf konuşmak kolay ama takıma zarar veriyor.

29 Eylül 2010 Çarşamba

aradaki fark ya da benzerlik




















siz ne düşünüyorsunuz ama bence sanki tepkileri veya tepkisizlikleri aynı değil mi?birisi 70 kusur, birisi 45 yaşında ama aynı yaştalarmış gibi sanki.üzüntüleri veya sevinçleri bile aynı.(bu arada resim eklemeyi hiç düşünmüyordum, yanlız bazen resimler sözlerden çok şey anlatabiliyorlar.)