bu akşamki kupa finalinin tamamını izlemedim ama ara ara baktım.izlediğim bölümlerde top hep belediyede idi.beşiktaş ömer üründül'ün tabiri ile kontrollü ve defansta bekliyordu.ve ayarlasan olmaz hafta sonundaki maçı olaylar nedeni ile oynamamıştı.böylece kondisyon ve fiziksel olarak da iyi durumda.nede olsa maç uzun.90 dakika içinde olmase bile uzatmalar var felan.belediye takımı istim üzerinde ve büyüklere karşı (gs hariç)hep motive ve iyi.fakat hızlı gelişen atakta beşiktaş golü buluyor.ama toparlanıyor belediye takımı ve yandan bir orta, ve gol.o da ne?ofsayt.yan hakemden kaçmamıştı ve yakalamıştı.yok yok tekrar izleyince hata yapmıştı.aslında golün geçerli olması gerekiyordu.ama hakemde insan, hata yapabilirdi.ama rakip fener olsaydı o zaman şaibe aranabilirdi (devlet tv ekralarında bile alenen söyleniyor artık) ve hatta kesin hakemi ayarlamış olurdu.hani hafta sonu emenikeyi (sanki kendi oyuncusu) oynattırmamıştı ya.neyse ikinci yarı belediye toparlanıyor ve hatta öne bile geçiyor.ama ne hikmetse koruyamıyor, maç uzatmalarda bitecek.olmazsa penaltılar.nitekim penaltılarda belli oldu kupanın sonucu ve hakederek kazandı bjk.bence değil hani fenerli olan fakat sahipleri ve müdürleri diğerlerinden olan medya nezdinde.neyse bjk başkanının babası hastaneye kaldırılmış(geçmiş olsun).demek bu kupada hastaneye gidecek rıdvan dilmen'in dediği gibi.bilmiyorum hayattamı değil mi bence mahmut özgener'in babasınada götürmeliler.işte böyle, belkide tarihlerinin en kötü sezonlarından birisini kupa ile bitirdi bjk.artık önümüzdeki senenin hesaplarını yapıyor.diğer bir ayrıntı moralsiz ve yorgun belediye takımı hafta sonu şampiyonluk adaylarından trabzona gidecek.yenilirse eğer mazerete ne hacet.olası trabzonun puan kaybetsi durumundaki senaryoyuda söyleyeyim.belediye takımının başkanı aziz yıldırım'ın kankası.
uzattık asıl konumuz fenerbahçe.sadece futbol takımı olarak değil tüm branşları ile birlikte tarihinin en iyi sezonlarından birisini geçiren fenerbahçe belkide sezonu kupasız kapatacak.ve tarih yazmayacak.ama tarih hakem hatalarıyla olsa bile kupayı bjk aldı yazacak.(bjk'nin son aldığı kupalarda olduğu gibi, ne hikmetse).izlememeye gayret etsemde dek geldiği zaman baktığım hıncal'da çıkıp konuşacak.aslında selçuk atılmalıydı.fener haketmeden kazanıyor.trabzon hakediyor felan saçmalayacak.bu sene kesin fener şampiyon nidaları ile aman yetişinde beraberfenerin şampiyonluğunu önleyelim derdinde.bütün yazarlar ikili averajın derdine düşmüş.vay adil değil, genel averaja bakılsın diyor.konu fener olunca herkes bıçaklarını biliyor.burada yönetimimize seslenmek istiyorum.baskette ve voleybolda olduğu gibi üst düzey takım kursunlar, teknik direktöre bile gerek kalmadan ve tarihi puan farklarıyla şampiyonluklar alalım.belki üç beş sene sonra biraz olsun sempatiyle bakalar şu takıma.
11 Mayıs 2011 Çarşamba
8 Mayıs 2011 Pazar
ne mutlu Fenerliyim diyene.
karabük maçı 0-0 devam ederken ve oyunda rölantide pek iyi gitmiyorken yazıya düşündüğüm başlık şampiyonu tebrik edelim-2 idi.aslında hafta içi yukarıdaki başlıkla bir yazı yazmayı düşünmüştüm ama pek vaktim olmadığından kalmıştı.kısmet bütünleşik bir yazıyla bugüneymiş.
hafta içi servisle işe gideriken beşiktaşlı bir arkadaşımla yaptığım diyaloğun sonunda böyle bir şey aklıma geldi.servistekiler bilirler benim futbolla ilgili olduğumu ve fenerbahçeli olduğumu.orta yaşlı karadenizli bir abimiz sordu?ne olacak bu sene, şampiyon olabilecekmisiniz diye.bende kendisine elbette şampiyon olmayı isterim ama pek umutlu değilim dedim.açıklama olarak da, futbolun pek sahada sonuçlandığına inanmadığımı söyledim.bu arada beşiktaşlı arkadaşım, zaten bir çok maçımızı hakemle aldığımızdan bahsetti.kendisine bu sezonki bir kaç hakem hatasıyla puan kaybettiğimiz maçı hatırlattım.hatta bunların içinde hakem hatasına rağmen kazandığımız beşiktaş maçıda vardı.haklı olabileceği bir maçın, fenerin attığı ilk golün ofsayt olduğu gençlerbirliği maçı olduğunu ama bu maçı fenerin iki farkla kazandığını, ancak trabzonun aynı takımı ne tesadüf ilk gölü ofsayt olan, fakat tek farklı kazadığını hatırlattım.fakat zaten tüm fenerin aleyhine olan şeyler umrunda değildi ve normaldi.
ewet karar verdim ve sadri şenere bir defa daha hak verdim.gerçektende ben türkiyenin dörtte birlik dilimine giren taraftaydım ve mutluydum.ne mutlu ki fenerliyim.bu sebeple ülkemizin kurulmasına önderlik eden Mustfa Kemal'i anmadan geçmeyelim.
bu akşama dönersek.Karabük futbol takımını canı gönülden tebrik ediyorum.erkekçe mücadele ettikleri için.yücel ildiz'i tebrik ediyorum.saha kenarda terinin son damlasın kadar futbolcularından çok efor harcadığı ve böyle bir takım ortaya çıkardığı için.ayrıca aynı mücadeleyi trabzon maçında da bekliyorum.seyirciyide tebrik ediyorum.takımlarını güzel bir şekilde destekleri için.ama galiba tezahürat azlığı varki trabzon şampiyodan başka bir tezahüratları anlaşılmadı.buca-trabzon maçını izlemedim ama maçın sonunda gol attıktan sonra dakkasında yemek neyin nesidir anlamadım.ayrıca hocalarının verdiği röportajda açıklıla dediği şu cümle anlamlı bence:1-1'den sonra ya beraberlik için oynayacaktık, yada gol atmak için saldıracaktık.biz ikincisini seçtik:)hoş bu maçı kazansa bile küme düşmesi garanti bir takımın hocası böyle diyor.sanki şampiyonluğa oynuyor.yinede lige renk kattıkları ve bu sene fenere en çok gol atan takım oldukları için tebrik ediyorum.umarım seneye tekrar süper lige dönerler.
hafta içi servisle işe gideriken beşiktaşlı bir arkadaşımla yaptığım diyaloğun sonunda böyle bir şey aklıma geldi.servistekiler bilirler benim futbolla ilgili olduğumu ve fenerbahçeli olduğumu.orta yaşlı karadenizli bir abimiz sordu?ne olacak bu sene, şampiyon olabilecekmisiniz diye.bende kendisine elbette şampiyon olmayı isterim ama pek umutlu değilim dedim.açıklama olarak da, futbolun pek sahada sonuçlandığına inanmadığımı söyledim.bu arada beşiktaşlı arkadaşım, zaten bir çok maçımızı hakemle aldığımızdan bahsetti.kendisine bu sezonki bir kaç hakem hatasıyla puan kaybettiğimiz maçı hatırlattım.hatta bunların içinde hakem hatasına rağmen kazandığımız beşiktaş maçıda vardı.haklı olabileceği bir maçın, fenerin attığı ilk golün ofsayt olduğu gençlerbirliği maçı olduğunu ama bu maçı fenerin iki farkla kazandığını, ancak trabzonun aynı takımı ne tesadüf ilk gölü ofsayt olan, fakat tek farklı kazadığını hatırlattım.fakat zaten tüm fenerin aleyhine olan şeyler umrunda değildi ve normaldi.
ewet karar verdim ve sadri şenere bir defa daha hak verdim.gerçektende ben türkiyenin dörtte birlik dilimine giren taraftaydım ve mutluydum.ne mutlu ki fenerliyim.bu sebeple ülkemizin kurulmasına önderlik eden Mustfa Kemal'i anmadan geçmeyelim.
bu akşama dönersek.Karabük futbol takımını canı gönülden tebrik ediyorum.erkekçe mücadele ettikleri için.yücel ildiz'i tebrik ediyorum.saha kenarda terinin son damlasın kadar futbolcularından çok efor harcadığı ve böyle bir takım ortaya çıkardığı için.ayrıca aynı mücadeleyi trabzon maçında da bekliyorum.seyirciyide tebrik ediyorum.takımlarını güzel bir şekilde destekleri için.ama galiba tezahürat azlığı varki trabzon şampiyodan başka bir tezahüratları anlaşılmadı.buca-trabzon maçını izlemedim ama maçın sonunda gol attıktan sonra dakkasında yemek neyin nesidir anlamadım.ayrıca hocalarının verdiği röportajda açıklıla dediği şu cümle anlamlı bence:1-1'den sonra ya beraberlik için oynayacaktık, yada gol atmak için saldıracaktık.biz ikincisini seçtik:)hoş bu maçı kazansa bile küme düşmesi garanti bir takımın hocası böyle diyor.sanki şampiyonluğa oynuyor.yinede lige renk kattıkları ve bu sene fenere en çok gol atan takım oldukları için tebrik ediyorum.umarım seneye tekrar süper lige dönerler.
3 Mayıs 2011 Salı
yeter ilker yasin
malumunuz fenerbahçe taraftaryım ve bu blogda da dilimin döndüğünce fenerbahçe yazmaya çalışıyorum.ama bunun yanında da şimdilerde o kadar değil ama televizyonda üçüncü lig maçlarını bile karçırmayan futbol takipçisimi dersiniz, fanatiği mi dersiniz bilmem izleyicisiyim. üstelik bu iştende televizyonlarda saatlerce geyik modunda konuşanlar, gazetelerde işkemden yazan kalemşörler gibi parada kazanmıyorum.ee bahisde oynamıyorum.zevk işte.neyse, eğer maç fenerbahçe maçı değil ise çok lazımmış gibi ve bananeyse bir tarafı desteklerim.belki maç izelmek için bir sebep mi olsun diye artık bilmem. bu akşam ki barcelona - real madrid maçında olduğu gibi.geçmişten beridir real madrid'i desteklerim sebepsiz.barcelona'dan haz etmem futbol dışı politik sebeplerden.neyse uzatmayalım, tur zaten ilk maçta belli olmuştu ama işte benimkisi de bir umut.belki real maçın başında atar sonra orta saha mücadele son dakikalarda bir tane daha sıkıştırır, maç uzatmaya gider felan.maçı kafamda oynuyorum kendimce.ama herkesin malumu barca son yılların en komple takımı sayın ilker yasin'in deyimi ile.gerçektende süper futbol, süper yetenekli futbolcular....daha ne olsun.biraz da dokunduralım.bu barca zaten hakem desteği vaya uefa bilmem ne desteği olmadan da bu real madrid'i rahat eler.aksini kimse savunamaz.ama galiba futbolda başarı her zaman saha içinde güçlü olmaktan geçmiyor.sahanın dışında da güçlü olacaksın ve sempatik olacaksın, sevileceksin.fenerbahçe'nin Türkiye sınırlarında sevildiği gibi olabilri mi sizce:)?fanataik galatsaray'lı ilker yasin bile hiç çekinmeden maç boyu barca'yı destekleyecek mesela:) masceranun veya alvesin bir tekme olmasa bile zaman geçirme amaçlı yerde yatıp zamanı eritmesine ihtiyacı yok o takımın, zaten top hep onda.veya barcaya çaldığı düdükleri reale çalması, barca kalesine gol olarak geri dönmeyecek mesela.ama televizyon başında gördüklerini değilde görmek istediklerini ve artı maç hariç herşeyi anlatan spikerlerden bıktım valla.maç izleme isteğimi ortadan kaldırıyorlar.gerçi ne yıldo'lar, ne bülent karpatlar gördük bu özel teleizyon ekranlarında, geçmişteki o güzelim maç spikerlerinden sonra ama sabri ugan'a da şükür ilker yasin'e de şüükür diyemiyorum.yeter bi güzel maç anlatan spikerler bulun lütfen:)))
25 Nisan 2011 Pazartesi
hele şükür
en sonunda delikanlı gibi oynayan bir takım çıktı trabzonun karşısına ve puan kaybetti.zaten son haftalarda güzel oynamıyordu ama bir kontra golü bul ve iyi savun, tek farkla maçı kazan.adalet mi?onbir maçı tek farkla kazanmış trabzon ve lig henüz bitmedi.neyse iki gün sonra gelen buca maçı.kağıt üstünde maç çok kolay.ama gel görkü sahaya.neredeyse ligden düşmesi kesin ama eskişehirin trabzona karşı oynadığından daha da iyi oynadılar ve skor ürettiler farklı olarak.ve hatta iki farkı da yakaladılar.konsantrasyon eksikliği mi?beceriksizlik mi?yanlış onbir mi?ne derseniz deyin kötü oyunu açıklamaz ve hatta bu durumu savunmaları için gerekçe olamaz.ama gördüğüm kadarıyla fenerbahçe bucaya kaybetmek için her şeyi yaptı.bunu gidermek için kafayı yoracaktır hoca mutlaka.bu saatten sonra aykut kocaman'ı eleştirmek istemiyorum.benim değineceğim şey ise;
fener ne zaman kafaya çıksa mutlaka içinde bir dalavere vardır.fener bucayı hakemle geçti ve trabzon eskişehirde hakem yüzünden puan kaybetti.medyada fenerliydi zaten.hakemleri baskı altına almıştı.zaten baskette efeside hakemle yenmişti.voleybol ve bayan baskette de hakemle şampiyon olmuştu.bu fenerle nasıl başedecek bu kadar spor dalında, bu kadar takım.içlerinde paralısı, klüp takımı her çeşit takım var ama bir şekilde en tepede fener var.ne yapsak acaba bu durumu nasıl çözsek de türkiye'nin dörtte üçü üzülmese.en iyisi bu feneri kapatalım yada yunan liginde mi oynasın.bilmiyorum.
neyse geriye kalan dörtte üç olarak biz sevinelim ve umarım artık bu sene son hafta kaybetmeyelim de şampiyon olalım.bu arada bayan basketbol, erkek voleybol takımlarımızı şampiyonluklarından dolayı kutluyorum.darısı diğerlerine olsun.
İLAVE:maçla ilgili teknik, taktik geçtim, herkes izliyor karşılaşmayı ve herkes görüyor.yok stoch daha önce girmeliydi, vay cristian niye oynuyor felan.birazda göreceli, maçtan sonra bunları konuşmak ama ilave edeceğim bu değildi.aykut kocaman nihayet bir lig maçına takım elbise ile çıktı.takımın teknik direktörü, takımın lideridir ve sadece sportif olarak değil, kenardaki duruşuyla, röportajlar da ki konuşmaları ile, maç haricinde televizyondaki tavırları ile heran, her yönüyle takıma katkı yapmalı ve komuta etmelidir.temsil için bu konuda bence önemlidir.artı duygularını daha samimi bir şekilde yansıtsa, ortaya çıkacak pozitif durum takımada yansıyacaktır.
fener ne zaman kafaya çıksa mutlaka içinde bir dalavere vardır.fener bucayı hakemle geçti ve trabzon eskişehirde hakem yüzünden puan kaybetti.medyada fenerliydi zaten.hakemleri baskı altına almıştı.zaten baskette efeside hakemle yenmişti.voleybol ve bayan baskette de hakemle şampiyon olmuştu.bu fenerle nasıl başedecek bu kadar spor dalında, bu kadar takım.içlerinde paralısı, klüp takımı her çeşit takım var ama bir şekilde en tepede fener var.ne yapsak acaba bu durumu nasıl çözsek de türkiye'nin dörtte üçü üzülmese.en iyisi bu feneri kapatalım yada yunan liginde mi oynasın.bilmiyorum.
neyse geriye kalan dörtte üç olarak biz sevinelim ve umarım artık bu sene son hafta kaybetmeyelim de şampiyon olalım.bu arada bayan basketbol, erkek voleybol takımlarımızı şampiyonluklarından dolayı kutluyorum.darısı diğerlerine olsun.
İLAVE:maçla ilgili teknik, taktik geçtim, herkes izliyor karşılaşmayı ve herkes görüyor.yok stoch daha önce girmeliydi, vay cristian niye oynuyor felan.birazda göreceli, maçtan sonra bunları konuşmak ama ilave edeceğim bu değildi.aykut kocaman nihayet bir lig maçına takım elbise ile çıktı.takımın teknik direktörü, takımın lideridir ve sadece sportif olarak değil, kenardaki duruşuyla, röportajlar da ki konuşmaları ile, maç haricinde televizyondaki tavırları ile heran, her yönüyle takıma katkı yapmalı ve komuta etmelidir.temsil için bu konuda bence önemlidir.artı duygularını daha samimi bir şekilde yansıtsa, ortaya çıkacak pozitif durum takımada yansıyacaktır.
22 Nisan 2011 Cuma
niye sormazlar?
dün akşam galatasaray kaptanı ntspor'a çıkmış, bide galatsaray bu haldeyeken ne hikmetse medyatikliği hiç azalmadı bu takımın.neyse benim soracağım ise şu.demiş ki galatasaray kaptanı, trabzonun şampiyon olmasını isterim.ne güzel özgür bir ülke burası.ama çıkıp kimsede çıkıp adama sormuyor.iki hafta öncesinde galatasaray o yüzzden mi trabzon maçını fenere karşı oynadığı gibi hırslı ve istekli oynamadı ve kaybetti.olmaz böyle şeyler ama bari deki, galatasaray şampiyon olmuyorsa eğer, kim oluyorsa olsun beni ilgilendirmez.
17 Nisan 2011 Pazar
şampiyonu tebrik edelim
akşamdan beridir bir sürü başlık düşünüyorum ama bu başlığa karar verdim.(diğerleri fenerbahçe kupası, kumpas ve kurtlar sofrası kararı idi.)çok fazla yazmayacağım ama kızgınlığımı da bir şekilde ifade etmeliydim.öğleden sonra bayan basketçilerin maçını izledim.zor ama keyifli geçti ve bitti.biliyorsunuz dünde antep maçı epey bi zor geçmişti zaten.antep bu sert ve kararlı oyununu kupa maçında, hele bu seneki kötü beşiktaşa karşı oysana, belkide işi antepe bırakmadan finale kalırdı.neyse antep, hakem, medya baskısı, siyaset felan bunları bilerek sahaya çıkmalı fener ve kendisi hata yapmamalı öncelikle.bir kaç hafta önce bursa maçıda aynı şekilde geçmiş ve sonuç geçmiş olsun olmuştu.sonucun berabere bitmesinde hakem etkiliydi ama fenerde yenememişti bursayı.bursa sahasına gömülmüş ve oldukçada sert oynamıştı, benim görüşüme göre.bursa maçın genelinde sahasından çıkmayı düşünmemişti ve fenerde boş alan bulamamış ve forvetler markajda eriyip gitmişti.fener bursayı çözemeyince de berabere bitmişti maç herkesin bildiği gibi.kimbilir belki de biz bilmiyoruz bursa bir puanı alınca kupa alcaktı.yada bursanın istediği birileri alacaktı o kupayı.o zaman benim bir fikrim var.fenerbahçe kupası.fenerbahçeye karşı başarılı olan her takıma verilsin de emekleri boşa gitmesin.yanlış anlaşılamyayım, derdim rakipler fenere oynamasın demiyorum.fenere oynadıklarını her takıma oynasınlar ve sonra da desinler ki, lanse edildikleri gibi adam gibi adam olsunlar.
artı yıllardır da çözemediğim bu rakiplerdeki fener nefreti nerden kaynaklanıyor.aziz başkan çözmesi gereken konulardan biriside bu bence.yoksa kendisi çözülecek.neyse sende yen be kardeşim:)
bir kaç hafta önce trabzonsporun maçlarını izlememe kararı almıştım kendimce.ama yine tutamadım kendimi ve izlemeye başladım.bakalım fenerin rakipleri, fenere oynadıklarını trabzona karşı oynayacaklarmıydı diye merak ettim ve az da olsa bir ümit bursa adam gibi oynarmı acaba dedim kendimce.25-30 dakikalar gibi trabzon maçın ilk tehlikeli pozisyonu veya başka bir değerlendirmeyle kontrasını yakalayınca(hemde trabzonda, deplasmanda değil ve artı konya maçındaki ilk ve tek golde aynı bugünkü maçtaki gibi olmuştu) bıraktım izlemeyi ve tamam bu iş dedim.trabzon haklı bir galibiyet alacak belli dedim.ama yine tutamadım kendimi ve ara ara baktım ve devre biterken gol geldi.hızlı trabzon atağı ve son haftaların formda golcüsü atıyor golü.kaleci ısınamadan kalesinde gördü topu.bunun öncesinde kaleciye ne demeli baskı yokken topu taca atayım derken sakatlandı.neyse...bundan sonrası zaten kolay.bursa kazanmak zorundaydı ki üçüncülük kupası zora girmesin.saldır bursa kim tutar seni.bursa saldırdıkça ortaları girayın kafasına gitti. şutlr auta.dakikalar geçtikçe taktik deha şenol hoca stoper aldı.kazanan haklıdır.sonuçta türk futbolu gelişiyordu.önemli olan buydu.fener kötü olsun yeter.son üç yılın şampiyonu da aynı taktikle oynayıp şampiyon oluyordu zaten.üstünede biraz siyaset sosu.tadından yenmez.
dün tolunay hoca çıkıp konuşmadı.e ne yapsın yüzü yoktu.feneri yenememişti.ama bursa alnının akıyla oynamış am kaybetmişti.olsun çıktılar bizde puan almak isterdik ama olmadı, kıyamadık kardeşimize dediler.ne yapsınlar ellerinden gelen buydu:)birbirlerine sarılıp öptüler ve tebrik ederek ayrıldılar trabzonlu kardeşlerinden.bu seneki görev tamalanmıştı.devamı seneye.
çok yazmayacağım dedim ama kusuruma bakmayın.ama bizimkilere de ne demeli bu arada.haftalardır oyun oynanıyor, vay germeyelim vay bilmem ne konuşmadılar.sonra kazandığın hafta çıkıp konuşuyorsun.hakkın yendiği zaman neredeydin.
aykut hoca konusunuda fikrim sabit.ama takım sonuç alıyor eleştirmek istemiyorum.ancak maçları kaybetmek için herşeyi yapıyor.allahtan şans yanında da maçları kazanıyor.ama işte bursa maçı.çıkmadı galibiyet o maçtan.herkes senin yaptığın hatayı yapmaz..kaybetmez son maçta.dövünür dururuz sonra.artık başkan çıkar biz sadece futbol takımı değiliz, spor kulübüyüz der.vay baskette, voleybolda, masa tenisinde şampiyonuz der.kimin umurunda.
başlıkta dediğim gibi şampiyonu kutlayalım.helal olsun.aziz başkanının dediği ve sözde öğrendiği gibi sadece sahada şampiyon olunmuyor.
artı yıllardır da çözemediğim bu rakiplerdeki fener nefreti nerden kaynaklanıyor.aziz başkan çözmesi gereken konulardan biriside bu bence.yoksa kendisi çözülecek.neyse sende yen be kardeşim:)
bir kaç hafta önce trabzonsporun maçlarını izlememe kararı almıştım kendimce.ama yine tutamadım kendimi ve izlemeye başladım.bakalım fenerin rakipleri, fenere oynadıklarını trabzona karşı oynayacaklarmıydı diye merak ettim ve az da olsa bir ümit bursa adam gibi oynarmı acaba dedim kendimce.25-30 dakikalar gibi trabzon maçın ilk tehlikeli pozisyonu veya başka bir değerlendirmeyle kontrasını yakalayınca(hemde trabzonda, deplasmanda değil ve artı konya maçındaki ilk ve tek golde aynı bugünkü maçtaki gibi olmuştu) bıraktım izlemeyi ve tamam bu iş dedim.trabzon haklı bir galibiyet alacak belli dedim.ama yine tutamadım kendimi ve ara ara baktım ve devre biterken gol geldi.hızlı trabzon atağı ve son haftaların formda golcüsü atıyor golü.kaleci ısınamadan kalesinde gördü topu.bunun öncesinde kaleciye ne demeli baskı yokken topu taca atayım derken sakatlandı.neyse...bundan sonrası zaten kolay.bursa kazanmak zorundaydı ki üçüncülük kupası zora girmesin.saldır bursa kim tutar seni.bursa saldırdıkça ortaları girayın kafasına gitti. şutlr auta.dakikalar geçtikçe taktik deha şenol hoca stoper aldı.kazanan haklıdır.sonuçta türk futbolu gelişiyordu.önemli olan buydu.fener kötü olsun yeter.son üç yılın şampiyonu da aynı taktikle oynayıp şampiyon oluyordu zaten.üstünede biraz siyaset sosu.tadından yenmez.
dün tolunay hoca çıkıp konuşmadı.e ne yapsın yüzü yoktu.feneri yenememişti.ama bursa alnının akıyla oynamış am kaybetmişti.olsun çıktılar bizde puan almak isterdik ama olmadı, kıyamadık kardeşimize dediler.ne yapsınlar ellerinden gelen buydu:)birbirlerine sarılıp öptüler ve tebrik ederek ayrıldılar trabzonlu kardeşlerinden.bu seneki görev tamalanmıştı.devamı seneye.
çok yazmayacağım dedim ama kusuruma bakmayın.ama bizimkilere de ne demeli bu arada.haftalardır oyun oynanıyor, vay germeyelim vay bilmem ne konuşmadılar.sonra kazandığın hafta çıkıp konuşuyorsun.hakkın yendiği zaman neredeydin.
aykut hoca konusunuda fikrim sabit.ama takım sonuç alıyor eleştirmek istemiyorum.ancak maçları kaybetmek için herşeyi yapıyor.allahtan şans yanında da maçları kazanıyor.ama işte bursa maçı.çıkmadı galibiyet o maçtan.herkes senin yaptığın hatayı yapmaz..kaybetmez son maçta.dövünür dururuz sonra.artık başkan çıkar biz sadece futbol takımı değiliz, spor kulübüyüz der.vay baskette, voleybolda, masa tenisinde şampiyonuz der.kimin umurunda.
başlıkta dediğim gibi şampiyonu kutlayalım.helal olsun.aziz başkanının dediği ve sözde öğrendiği gibi sadece sahada şampiyon olunmuyor.
5 Nisan 2011 Salı
sporx yorum
sporx sitesinde Objektif değerlendiremiyorlar linkindeki Sağlam: "Objektif değerlendiremiyorlar" başlıklı haberine yorum yazmak ihtiyacı gördüm kendimde ve aşağıdaki yorumu yazdım. sizde bırakın yorumunuzu bence. anlasınlar bırakın izlediği maçı, yönettiği maçı nasıl yorumluyorlar.
"ewet 3 penaltı ve bir kırmızı kart bursa lehine verilmemiş olsaydı ben görürdüm maçtan sonra ne söyleyeceklerini.ewet siyaseti arkasına alan koşuyor ve de güzel konuşuyor.sağ olsun hani fenerli dedikleri medyadaki gs-bjklilerde de takımları sahnede olmadığından, fenerin rakibi kim, haklı haksız bakmadan onu destekliyorlar ve kamuoyuna övmeye devam ediyorlar.kolay gelsin onlara ve fenerli olduğum halde şimdiden trabzonun şampiyonluğunu kutluyorum.çünkü karar verilmiş.üstüne bizim teknik heyet ve yönetiminde hamleleri ile buna yardımcı oluyorlar.
ha bide klüpler birliğine üye olan takımlar.sizlere sesleniyorum. fenerbahçe'nin haklarını kim koruyacak."
Bu yoruma ilave; şampiyonluğa oynayan en son şampiyon bursa kendi sahasından çıkmadı, bide 3 puanı kaçırdık diyorlar, nasıl bir durum anlamadım.bakalım trabzon deplasmanında nasıl oynayacaklar merak içerisindeyim.kadıköyde kaybetmemeye oynayan ve beraber kalan takım, trabzonda kazanmaya oynar ve aynen konya gibi kontradan gol yiyip maçı kaybeder görüşündeyim.sonrada oynadık ve trabzon haketti, hakem süperdi felan yorum yaparlar.kendin çal, kendin oyna.vatandaş da izlesin.
ya konyaya ne demeli, kadıköyde gayet güzel oynamışlar ve de iyi kapanmışlardı.trabzonda yedikleri gol, felaket.ben artık küme düştümde, bari trabzona bir şey olmasın şeklinde ilaç gibi bir gol.bundan sonra fener-trabzon maçları dışında trabzon maçı izlemeyeceğim.
hakem gözlemcisi 8,2 puan vermiş kuddusi müftüoğlu'na.tebrik edip başarılarının devamını diliyorum.gelecekte bir gün dünya kupasında maç yönetir.olmazsa da canı sağolsun.türkiyede önemli takımlara idari menecer de olabilir.dünyada ve türkiyede örnekleri var.
artık seneler önce aziz yıldırım'ın dediği gibi; türkiyede şampiyonluklar sadece sahada kazanılmıyor öğrendim gibi bir açıklaması vardıya.bende inandım buna.ancak sayın fener yönetimine soruyorum, bildikleri bir konuda niye hiç bişi yapmıyorlar ve senelerdir niye hiç kupa alamıyor bu takım.biraz düşünsünler lütfen.buna ilk önerimde klüpler birliğini bıraksın.sonrasını kendisi bilir artık.yoksa sıra kendisine doğru geliyor.
"ewet 3 penaltı ve bir kırmızı kart bursa lehine verilmemiş olsaydı ben görürdüm maçtan sonra ne söyleyeceklerini.ewet siyaseti arkasına alan koşuyor ve de güzel konuşuyor.sağ olsun hani fenerli dedikleri medyadaki gs-bjklilerde de takımları sahnede olmadığından, fenerin rakibi kim, haklı haksız bakmadan onu destekliyorlar ve kamuoyuna övmeye devam ediyorlar.kolay gelsin onlara ve fenerli olduğum halde şimdiden trabzonun şampiyonluğunu kutluyorum.çünkü karar verilmiş.üstüne bizim teknik heyet ve yönetiminde hamleleri ile buna yardımcı oluyorlar.
ha bide klüpler birliğine üye olan takımlar.sizlere sesleniyorum. fenerbahçe'nin haklarını kim koruyacak."
Bu yoruma ilave; şampiyonluğa oynayan en son şampiyon bursa kendi sahasından çıkmadı, bide 3 puanı kaçırdık diyorlar, nasıl bir durum anlamadım.bakalım trabzon deplasmanında nasıl oynayacaklar merak içerisindeyim.kadıköyde kaybetmemeye oynayan ve beraber kalan takım, trabzonda kazanmaya oynar ve aynen konya gibi kontradan gol yiyip maçı kaybeder görüşündeyim.sonrada oynadık ve trabzon haketti, hakem süperdi felan yorum yaparlar.kendin çal, kendin oyna.vatandaş da izlesin.
ya konyaya ne demeli, kadıköyde gayet güzel oynamışlar ve de iyi kapanmışlardı.trabzonda yedikleri gol, felaket.ben artık küme düştümde, bari trabzona bir şey olmasın şeklinde ilaç gibi bir gol.bundan sonra fener-trabzon maçları dışında trabzon maçı izlemeyeceğim.
hakem gözlemcisi 8,2 puan vermiş kuddusi müftüoğlu'na.tebrik edip başarılarının devamını diliyorum.gelecekte bir gün dünya kupasında maç yönetir.olmazsa da canı sağolsun.türkiyede önemli takımlara idari menecer de olabilir.dünyada ve türkiyede örnekleri var.
artık seneler önce aziz yıldırım'ın dediği gibi; türkiyede şampiyonluklar sadece sahada kazanılmıyor öğrendim gibi bir açıklaması vardıya.bende inandım buna.ancak sayın fener yönetimine soruyorum, bildikleri bir konuda niye hiç bişi yapmıyorlar ve senelerdir niye hiç kupa alamıyor bu takım.biraz düşünsünler lütfen.buna ilk önerimde klüpler birliğini bıraksın.sonrasını kendisi bilir artık.yoksa sıra kendisine doğru geliyor.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)