19 Ağustos 2018 Pazar

transfer vol2

Aşağıda gördüğünüz üzere takımın başına, hayallerimde Tuchel'i istemişim ama adam PSG'ye gitmiş, yardımcılarını da geçtim dolayısıyla. Tuchel beklerken gelmiş Cocu. Kanımca kötü bir tercih değil. Ancak biliyorumki medya ve spor camiası her türlü yıldırmaları ve pislikleri yapacaklardır. Onun için eski sporcusu, taraftarı vs. fener kamuoyu sahip çıkmalı önce. Adam dışardıdan çok halim selim duruyor ki bence önemli değil ama yeri gelecek öncelikle medyaya olmak üzere kendi sporcusuna, muhabire vb. sert davranması gereken durumlar olacak  Onun için ülkeye adaptasyonu şart. Bunuda kimin yardımı ve desteğiyle yapar yönetim bunu iyi düşünüp halletmeli. Yoksa adamı yerler. Belki yerli bir yardımcı ilk akla gelen çözüm. Teknik olarak henüz bir farkını ortaya koymadı. Belki yumuşak geçmeyi düşünüyor ama yavaş yavaş bildiği sitemi takıma uygulatsa fena olmaz. Hadi bir sene kaybolsun, oyuncu sirkülasyonu ve taktik değişiklik ama bir an önce başlamaz ise bir kaç seneyi bulur bu geçiş süreci. Biliyoruz ki ülke ve taraftar olarak Barcelona'nun Cruyyf'a göstediği sabrı göstermez, adamı harcarız. Atı alan üsküdarı geçer o arada. Sonra bekleriz ki gese, bejeke şampiyon olmasın. Alakasız ama birde şu fenerin hocaları biraz rahat olmayı ne zaman başaracaklar merak ediyoum. Ya eşofman ile çıkıyorlar maça, ya takım elbise ile. Rahat olun kardeşim. Günlük kıyafetleriniz ile çıkın, sahadakini rahat ettirin duruşunuzla. Avrupa'yı bilen yeni bir Terraneo demişim, Comolli gelmiş. Bakalım neler yapacak, ağaç yeni dikilmiş hemen meyve vermesi beklenmez elbet ama biraz daha aktif ve takımın oyun ve taktiğine müdahale etse gibi geliyor bana. Oyuncu seçimlerinin sonuçları için sezon hatta sezonlar beklenmeli.

Gelelim sporcu transferlerine. şuana kadar, Fernandao, Guiliano para kazandırıp gidenlerden. Neto ve Janssen'in  kiralık sözleşmeri bitmiş, Beykan, Ahmethan alt lige transfer ki artık Fenere topçu olmayacak kendilerinden anlaşılan, Salih satış opsiyonlu kiralık ki hemde İtalya'ya, menejeri çok başarılı kanımca. Bu arada Salih'in başarılı olup, sağlıklı bir şekilde fenerde oynamasını istiyorum ayriyetten.

Daha elde Dirar, Isla, Valbuena, Kameni, Roman N. Atıf var. Kendileri ile mutalaka yollar ayrılmalı ki gençler ve yeniler kaynaşsın ve çekirdek kadro otursun. Josef de Souza da para kazandırarak gitse ülümeyeceğim. Ekici olsun istiyorum ama sağlığı elvermeyecek galiba. Almanya haberleri vardı ki, değerlendirilemli bence. İsmail hiç ortalarda yok beyefendi. İlk sorana gönderilmeli. M.Topal, Şener ve H.Ali yedek olarak kalsınlar demişim ama oynadıkları şu oyun ile bildikleri yere gitsinler. Ne tecrübe, ne performans, ne mücadele ne derseniz deyin hiç birisini sahaya yansıtmıyorlar. Oğuz Kağan'ın ne suçu var diyorum o zaman. Uygar Mert'e 1.5m€ teklif  haberleri var basında, olursa piyango. Bu tip fırsatları kaçırmamak gerekli. Ozan'da oynatılsın ve oda başarılı olsun istiyorum ama kendisi F.Terim, Ş.Güneş gibi hoca istiyor anlaşılan. Yinede ortada Topal oynatılacağına Ozan oynasın diyorum. Belki birkaç maç sonra form bulur da verimli olur.

Volkan konusu çok ayrı. İstiyorum ki efsane bir şekilde jüble yapsın ama galiba yolun sonu gözüktü. Tut bi tane de arkadaş. Yenilen her gol, kaybedilen her puanda payı var. Galiba artık kimseyi üzmeden kendisi halletmeli bu işi.

Kaleci Berke, Barış Alıcı, Ferdi Kadıoğlu gelecek için yapılmış trasnferler. Göreceğiz ancak Barış'ı kim akıl edipde aldı ise bravo. Hoca kesinlikle hiç çıkarmadan oynatmalı. Dirar'ı göreceğime sahada Barış oynasın. İçeriden tonla para verip futbolcu trasnferine karşıyım (Son zamanlardaki M.Topuz, Alper, Ozan vs.) Ama Barış gibi olacaksa eyvallah, heleki fenere gıcık takımlara para kazandırmamak gerektiğini düşünüyorum. Ki bu bağlamda Emre Akbaba iyiki alınmadı. Vay güç gösterisi olsun diye alınsın söylemleri. Yapılan bu gibi transfeleri doğru bulmuyorum. Kaldıki adam fenerli bile değilmiş. Taraftar futbolcu konusu bence önemli ve transfer etme kritelerinden birisi olmalı.

Bir önceki yazımda Soldado'da hariç bütün yabancılar gitsin demişim ama bu süreçte Skertel'de olmasaymiş halimiz hepten harapmış. Hatta eğer sağlıklı ise yanına Kjaer'de tekar gelse hayır demem, basında yazılan ve ne yapacağı belli olmayan adamların yerine.

Gelelim yenilere. Şu mali tabloda kiralık olarak getirilen Slimani ve Ayew bence yerinde transferler. İstikrarlı bir şekilde oynatılırlarsa bir kaç maç sonra form bulacaklardır. Sol bek için için getirilen Ramirez'i elendiğimiz Krosnodar maçlarında izlemiş ve beğenmiştim. Umarım sonu daha önce fenere karşı iyi oynayan Zafer Biryol ve Bienvenü'ye benzemez.  Benzemez de bizi H.Ali'den kurtrarır. Eğer bir takım menejeri olsaydım öncelikli Brezilyalı transferi arardım ancak olmuyorsa mantıklı olana yöneleceksin. Şu durumda Volkan'ın bu form durumu ile sezon gitmeyecek anlaşılan. Benim önerim Dünya kupasında bir maçını izlediğim, Gent'te oynayan Lovre Kaliniç. Yeteneği ve kalitesine göre bir takımda değil. Uygun bir fiyatla alınır kanısındayım. Schumaher'den beridir yerli kaleci geleneği var ama Berke tecrübe kazanana kadar geçiş için iyi tervih olacaktır. Yine hücümcu kanat oyuncusu olarak Dünya kupasının kötülerinden olan Arjantin'in yedek kanat hücumcuları Meza ve Pavon bilmiyorum bonservisleri ile olmaz ise kiralık olarak takıma kazandırılmalıdırlar. Topu hucuma taşımak için doğru tercih olacaklardır. Elendiğimiz şu Benfica'nın iki kanat hucumcularına bakın. Cervi ve Salvio. Göbeğe bari Brezilyalıu bulalım:) Çin'e gidip mutlu olmayan bir tanesi ikna edilse harika olur. Geçen sezonları artmayan transfer dönemi geçiyor ama olsun, bu son olsun diyelim. Ekonomik şartlar belli ve her geçen sen  bunı düzeltmek gerekli bu şekilde. yukarda belirttiğim Artık üçe beşe bakmadan safralar atılmalı ve yollar ayrılmalı bir an önce eldeki ıskartalarla. Yapılan transferlere ek olarak bir sağ bek, Bir defansif merkez orta saha. Takiğe bağlı olarak hucümcu orta saha. Birde kadro çıkarayım son olarak.

Kaliniç(Volkan, Berke)

Transfer(Şener) - Kjaer(Yiğithan) - Skertel (M.Topal) - Ramirez(H.Ali)

Eljif Elmas(Oğuz Kaan) - Transfer(Ozan,M.Topal) - Transfer(Alper)

Ayew(Meza, Pavon) - Slimani(Soldado) - Barış(Ferdi)


4 Mart 2018 Pazar

transfer vol1

Can sıkıntısı, bilemiyorum kongrede kim başkan olur ama şimdiden transfer listesini vereyim bende, çalışsınlar. Önce hoca konusu. Aykut Kocaman'ı güzel analım hep ama hoca olmayacak belli sonuç ne olursa olsun. Hoca adayım Tuchel. yardımcı olarak Osmanlının hocası İrfan Buz ve sezon sonu Stutgart'daki durumu ne olur ve ayrıca gelirmi bilmem ama Tayfun Korkut. Galiba Avrupa piyasasına hakim yeni bir Terraneo bulmak lazım.

Önce gönderilecekler:Para veren olursa öncelikli satmak yoksa bir şekilde elden çıkarmak şart hepsini.
Kameni, Isla, İsmail Köybaşı, Neto, Skertel, Aatıf, N.Dirar, Her ne kadar taraftar sevsede Guilano, Roman N., J.De Souza, Valbuena, Fernandao, Janssen.

Galiba Soldado haricinde herkesi gönderdim. Onunda fizik durumu pek iyi değil ama yedek forvet olarak kalabilir.
Kalacaklar:
Atsan atılmıyor satsan satılmıyor. Bırakana kadar Volkan diyorum ben. Tabi çok kimsede önce Volkan'ı siler ama daha iyisini bulursan tabi.

Volkan, H.Ali(yedek olarak), Şener(yedek olarak), Ozan Tufan(Alman disiplini ile fayda alınabileceğini düşünüyorum), Elif Elmas, Oğuz Kaan, Alper Potuk, Mehmet Topal(Yedek olarak lütfen),Mehmet Ekici, Soldado(yedek olarak), Salih'e son bir şans. Haricindeki 20 yaşını geçmiş tüm altyapı oyuncularını kiralık yada satılık göndermek ve yeni bir jenerasyon aramak gerekli. Bu seneki kadroya bakıyorum hiç yerli stoper yok. Mecbur kalınca M.Topal'a sarılmışız. Alttan gelenlere biraz güvenmeliyiz galiba.

 ve yeni transferler:aklıma geldikçe ekleyeceğim. Ama prensip olarak sağ ve sol bek illa yabancı ve mümkünse orta yapabilen Brezilyalı. Stoperler sert ve kuzeyli. Göbeğe Josefin daha sert, çabuk ve pas atabileni bir Brezilyalı, forvete de sağlam, hızlı ve golcü yine mümkünse Brezilyalı. Maceraya gerek yok, Brezilyalıdan şaşmamak lazım. Bakınız 10 sene önceki Fenerbahçe, Shaktar, Portekiz takımlarız vs.  Ha bu arada eskiden Almancının iyilerini biz bulup getirirdik. Bu konuda bir adım geride kaldık galiba. Yetenekli genç Almancılara bakmak da takıma katkı sağlar.

.

23 Aralık tarihinde aşağıdaki Aykut KOCAMAN'ı çok seviyorum AMA... yazısını yazmışım. haftalar geçmiş, hayırlı puan kaybı olmuş gerçekten ve takım öyle yada böyle, tüm rakip ve engel olan bütün etmenlere karşı mücadele vermiş, toparlanmış tepeyle puan farkını kapatmış, kupada avantajı kapmış.  Fakat puan farkı kapanmasına rağmen oynanan top taraftarı pek de memnun etmemiş. İyi yada kötü bu esnada Allah'ı var Aykut hocadan başka kimseyi görmedim açıkcası medyada takımın hakkını savunan. Başkan sağolsın kongre telaşında, yönetimin geri kalanı dalgasında. Saha dışı olumsuzluklara karşı mücadelesinde Aykut hocaya kızmak mümkün mü? Değil elbet ama saha dışı olduğu kadar saha içine de müdahele etse harika olacak, hele ki bugünkü sonuçtan sonra. Tamam herkesi dinledin Valbuena'yı oynattın. Ona rağmen ritim bulamadın gölü yedin. Çömez Okan seni bir değil kaç defa tongaya getirmiş yine akıllanmadın. Geçen sene aynı, bu sene aynı terane. Yutmayın arkadaş aynı zokayı artık. Tamam hakemde kötü. buz gibi golü vermedi, pen6yı çalmadı, adamı atmadı felan felan. Sadece bu maçta olmuyor ki bunlar. Her maç oluyor, artık buna bi reaksiyon verelim ve sende artık bunun olması için biraz değiş. Adı uzun yazamayacağım Roman mıdır nedir. Adam stoper değil.Gazeteci gibi her maçtan sonra güzel analiz ediyorsun. Bireysel hata yaptık, öyle yaptık, böyle yaptık. Evet adam stoper değilim diye bağırıyor her maç hata ve sonucunda gol. Volkan'dan kaleyi alsın diye getirdiniz adam maşallah beni bile artıyor kalede. Ozan'ı şutladın eyvallah ama artık şu göbekte bi vazgeç Topal-J.DeSouza'dan. Yedin iki golü anında yap iki değişiklik bi silkele takımı. Ne bileyim yap bişeyler. Benim gibi maçı kenarda izleme. Bilemiyorum totem mi yapıyorsun, gaipten bi haber mi bekliyorsun ama lütfen bişiler yap ki kalan haftalarda toparla gidişatı. Yoksa artık Konya-İstanbul seferi fırsatı bir defa daha gelmez ayağına.

23 Aralık 2017 Cumartesi

Aykut KOCAMAN'ı çok seviyorum AMA...

En son yazıyı yazdığım gün Aykut KOCAMAN çıkıp bugün gelinen noktada sorumlu benim ve gereğini yapacağım demişti ve toplantıyı bitirmişti. Herkes istifa haberini bekleye dursun Aykut hoca istifa etmediği gibi gerçekten de bir şeyleri değiştirmiş olmalıydı ki 5 haftada 5 galibiyet ve diğer takımların sonuçları da eklenince ligin tepesine doğru yol alınmıştı. Sahada ki oyun tatmin edici miydi? Belki değildi. Yapılan yanlış kadro tercihleri veya mecburi kadro değişiklikleri, yanlışı doğru yaptı ve bence tek olumlu olan istek ve mücadelenin karşılığı olan sonuçlar alındı. Sizde diyeceksiniz ki sonuçlar iyi iken ortada yoksunda, hep kötü sonuçlarda ortaya çıkıyorsun. Evet, çünkü çok iyi bir Fenerbahçe'li olan ve daha önemlisi adam gibi adam olan Aykut KOCAMAN'ı çok seviyorum, yıpranmasını, Camianın da bu adamı kaybetmesini istemiyorum. Biliyorum ki bundan sonraki ilk sallantıda, ülkenin spor camiasının da katkılarıyla bu değerli adam kenara çekilecek ve meydan malum adamlara kalacak. Ama kedisinin de katkısıyla böyle bir ileri iki geri, şöyle böyle oyun vs. Yanlış takım planlaması, transfer politikaları ve taktik tercihleriyle takımın oyumu hep bir iniş çıkışlar yaşayacak ve bu da kendi durumunun hep sallantıda olmasına sebep olacak. Durumun böyle olmasında da en önemli etken kendi kararları olacak.

Ve saha dışı olaylarda ve hatta saha içi hakem ve rakip çirkeflikleri gibi konularda haklı olduğu halde diğer camiaların görevlileri gibi bağırıp çağırmayacak, hakaret etmeyecek, kimseye sataşmayacak. Ama dün olduğu gibi, bugün olduğu gibi ve gelecekte de olacağı gibi teknik ve taktik konularda ki inatları ve çok güvendiği oyuncuların bireysel hataları da eklenince puan kayıpları yaşanacak. Tüm bunlar üst üste konunca yıpranacak. Dışarıdan kimsenin bir şey yapmasına gerek kalmaksızın yapıyor olacak bunları ve dört gözle başarısızlık bekleyenleri sevindirmiş olacak. Bir sonraki hafta daha fazla gayret harcaması gerekecek ve kendisini de daha fazla yıpratacak. Hâlbuki en makul olanı yapsa ki birazcık bu meretten anlayan herkesin söyleyebileceği şeylerdir bunlar,  takımın genlerinde olan coşku ve birliktelik ile kimse karşısında duramayacak ve sonuçlar kendiliğinden gelecektir zaten. Ülkede zaten futbola ait bütün kurumlar bu takımın karşısında, kendisinin yapmış olduğu bu teknik hatalar işini iyice zorlaştırıyor.

Gelelim maça. Sezon başında Vardar maçlarında Ahmethan konusunda yaptığı hata gibi hata yaptı ki aynı hatayı geçmiş yıllarda da defalarca kez yaptı ve bugün belki takımda oynayabilecek birçok oyuncu kayboldu gitti.  Evet, Oğuz çok yetenekli, evet takım formda ve bir şekilde sonuç gelir ve Oğuz'da takıma iyice ısınır düşüncesiyle 11'e koydu ama sonuç düşündüğü gibi olmadı. Yani yanlış ilk 11 tercihi. Buna ek olarak rakip ve hakem faktörü. Rakibi en iyisi kendisi biliyordu çünkü kendi kurduğu bir takımdı. Garantici, maçı sinir harbine çekebilecek bir takımdı ve Fırat Aydınus’un da yardımlarıyla ilk yarı neredeyse maç oynanmadı. Dünya kadar anlamsız düdük, penaltı tartışmalarını saymıyorum bile, üstüne yanlış 11'den dolayı ritim bulamama. Artık uzun bir süre ilk 11 göremez herhalde Oğuz. Hele devre arasında transfer yapılırsa birde hiç şansı kalmaz. Sezon sonu bir alt lige kirala, orada da oynatmasınlar sonra kayboldu gitti. Kaybedilen bir puanda önemli ama telafi edilebilir. Ama bu anlayış ile o kaybedilen iki puanda aranır sezon sonunda ve yetenekli oyuncular hiçbir zaman takıma giremez Fenerbahçe'de.

Bu arada Aykut hocaya kızmadan başlamadan söylenecek o kadar çok şe var ki. Geçen haftaki hakem sağ olsun bütün savunma hattını aynı anda cezalı duruma düşürdü neredeyse abuk sabuk pozisyonlarda ki maçtan sonra hiç bir yönetici çıkıp bir şey söylemedi. Ancak gel gelelim Aykut hocanın bugün yaptıklarına. Hadi Topal stoper oynamak istemiyor Josef'i çektin stopere. Gencecik çocuğu niye harcarsın. Alper iyileşmiş. Koy Topal'ın yanına ki daha önce orada oynamışlığı var ve çirkef rakiplerle mücadele edebilir. Valbuena çok formda, oynatmasan kaybedeceksin eyvallah 11'e koyuyorsun ama niye forvetsiz çıkıyorsun. Tamam deplasmandasın, önde pırpır adamları koşturmayı düşünüyorsun ama sende Fenerbahçe'sin be kardeşim. Sıyrıl artık ve küçük takım yönetme psikolojisinden. İçeride, dışarıda nerede oynadığın ne fark eder, sen Fenerbahçe'sin. Önce sen dalacaksın ve atacaksın o golü ve golleri. Sezon başı yaptın bi hata, İkinci RVP vakası, aldın Soldado'yu adam 90 dakikayı çıkaramıyor belli güvenemiyorsun ama kupa maçında gördün iyileşmiş adam. Koysana 11'e Fernandao'yu. Onu da devre arası satmaya çalışıyorsun burada kurtarıcı rolü veriyorsun. Son beş dakikada maçı kurtarmak için oyuna alıyorsun hücum etmeye çalışıyorsun. Madem bu yeteneği var bu takımın bunu maçın başında yap ve maça müdahale etme ihtiyacı bile hissetme bu sakatlık ve cezalıların çok olduğu dönemde. Ama işler istenilen gibi gitmeyince ilk yarı sonunda sana tepki koyamayacak olan tek futbolcu Oğuz’u çıkarıyorsun tamam ama niye Erman Toroğlu'nu haklı çıkarırcasına bütün takımın düzeniyle oynuyorsun. Isla oraya, josef buraya, felan. Tamam, hocalığını konuştur, taktik değişiklik yap ama oyuncuların yapabileceklerini de göz önüne alıp anlamlı değişiklikler yap. Isla'dan stoper olursa, bende yarında futbola başlayacağım. Dirar sağbek oynayabiliyor madem niye maça öyle başlamıyorsun? Ki Isla’nın orta saha oynamışlığı var. Bu arada bu Dirar’da nasıl bir adam anlamadım gitti. Bek mi, kanat mı, yetenekli mi, değil mi?  Hoca güveniyor belli ama bir tacı atmayı beceremiyor adam. Nihayetinde sezon başından beridir olan şey tekrar etti. Bireysel hatadan gol geldi. Ve maçı çevirmek için kıvranıp duruyorsun. Bu arada, golde Allah'tan Volkan'ın hatası yoktu, sonra medyadaki haberleri düşünemiyorum bile.


Neyse her zaman dediğim gibi umarın hayırlı bir puan kaybı olur ve buradan bir ders çıkartır hoca ve ben hiç yazmak durumunda kalmamJ

4 Kasım 2017 Cumartesi

Bugünkü Sonuç ve Transfer

5 Kasım 2017 itibariyle 2017-2018 sezonu henüz 11. haftası tamamlanmamış maçlar olmasına rağmen Fenerbahçe futbol takımı 4 galibiyet, 5 beraberlik ve 2 yenilgi ile 6. sırada ve rakipleri kazanırsa dahada aşağılara doğru yol alacak. 21 gol atmış, 16 gol yemiş, ayrıntılı istatistiklere bakmıyorum bile. Sonuçta sahada sıkıcı ve taraftarı hasta eden oyun var. Herkes bu sonuçları zaten biliyor ama sinirim geçsin diye malumun gazeteciliğini yapıyorum. İç sahada 2 galibiyet, 2 beraberlik ve 1 yenilgi, dış sahada ise 2 galibiyet, 3 beraberlik ve 1 yenilgi. bejekeyi yenmişsin, gese ile deplasmanda beraber kalmışsın, ancak yılların fener klasiği hep alt sıra takımlarına puan kaybetmişsin. Üstelik bu sene bu alışkanlığa iç sahada puan kaybetmeyide eklemişsin.

Bugünlere nasıl gelindi her taraftarın fikri var ve hepsine saygım var, kendilerince de sonuna kadar haklılar. İdari, teknik vesaire kulüp içi sorunlar. Yetmezmiş gibi lobi becerememe sonucu kulüp dışı faktörlerde eklenince kaçınılmaz son:başarısızlık. Her şey geliyor teknik ekip ve oyunculara yıkılıyor. Belki zincirin son halkaları ama maalesef ülkemizde spor mantalitesi gereği hesabı hep onlar ödemek durumunda kalıyorlar. Çünkü sahada güzel oyun ve sonuç yok. Yönetim konusuna girmeyeceğim. Çetrefilli ve taraftar olarak yapacak bir şey yok.

Sezon başında; Giulano Zenit'e 7m€, Soldado Villreal'e 5m€, Dirar Monaco'ya 3,6m€, Valbuena Lyon'a 1,5m€ ödenerek, Kameni, M.Ekici ve Isla(elden 1m€ ödendiği söyleniyor) Bonservissiz transfer edilmiş. Neto ve Jansen kiralık, üstelik jansen için 2,5 m€ kiralık bedel ödenmiş. Eljif Elmas, altyapıdan çıkanlar ve kiralık dan dönenleri saymıyorum. Para lazım olduğu için Kjaer 12,50m€'ya Sevilla'ya, Emenike 2,5 m€'ya (1,5 unu fenerin verdiği söylenir) Olimpiakos'a, van der Wiel 1m€'ya Cagliari'ye, Stoch 1m€'ya Slavia Prag'a, Hakan Çinemre 360bin€'ya Göztepe'ye satılmış. Harcanan ve kazanılan paralar kafa kafaya. Tabi birde teknik ekip konusu var. Malum eski hoca gitmiş ve mayısta açıklanacağı söylenen hoca konusu var. O konuya geleceğim.

Bende taraftar olarak mutlu olmak için zamanı geri saracağım ve adına fantazi futbol mu dersiniz, menejerlik oyunumu dersiniz bir kaç durum ortaya koyacağım. Yanlışı hayal edersem sonuç bugünkünden daha kötü olur muydu diyeceğim kendi kendime. Tabi geçmiş senelerdeki transfer başarısızlıklarına sayfalar yetmez. 7m€'luk Giulano yerine Recep Niyaz'ı geri getirsek, çakma RVP Soldado ve Jasen'i almayıp, yerlerine Ahmethan Köse ile devam etsek, Dirar yerine ona verilen para ile takıma cuk oturmuş Lens'i alsak, Isla yerine Antep'ten serbest kalmış Barış Yardımcı'yı alsak (üstelik fener altyapısından çıkmış), Neto yerine Hakan Çinemre ile devam etsek veya Bursa'nın aldığı Titi'yi alsak, hadi para lazım Kjaer, Emenike'yi, gazetelere göre sözde talipleri olan Josef de Souza, Roman N. ve Ozan'ı satsak ve yerlerine atıyorum Kasımpaşa'dan Castro veya altyapıdan gençler ile felan devam etsek. Hasan Ali ile devam etmesek, Valbuena'yı almasak.....Başlarına da sokaktaki diploması bile olmayan bir taraftarı hoca olarak koysak acaba Fenerbahçe forması ile maçlara çıkacak bu takım kaç puan alırdı.Fenerbahçe'nin forması ilk beşte olur. Kimin oynadığının önemi bile yok. Tabi yukarıda yaptığım takım çapsız ve o takımla hedef şampiyonluk olmaz. Ancak geleceğin takımı vs. hedeflenirdi. Ama Fenerbahçe'nin hedefi gelecek senelerin takımını oluşturmak değil her şartta şampiyonlukdur.

Hoca konusu bambaşka. Futbol oynatma prensipleri belli olan ve bunun da büyük takımlara uymadığı aşikar olan Aykut Kocaman yanlış tercih idi ve buda ortaya çıktı. Konya ile aldığı kupadan sonra varsa eğer bir fener lobisi milli takım için dillendirilmeliydi adı ki Fenerbahçe camiası içinden çıkıp mili takım yöneten hiç bir spor adamı yok uzun zamandan beridir. Ersun Yanal dışında pek bir örneği de yok Türk bir hoca ile Fenerin coştuğunun. Futbolda da medyanın da haber amaçlı dillendirdiği gibi en azından bir Obradoviç modeli olmasa da, kendini kanıtlamış yabancı en doğru tercih olurdu iyimser bir tablo için. Tabi yeni bir Terraneo ve Perreria modeli de olmamalıdır bu model. Atıyorum geçen sezon sonunda Dortmund'dan ayrılan Tuchel fena durmazdı. Heyecanlı, alttan yukarı doğru gelmiş hep. Şampiyonluk hedefleyen takım çalıştırmış, büyük takım camiası görmüş genç bir hoca. Yanına mutlaka bizim ligi bilen birisi de şart. Yoksa adam burayı tanıyana kadar ilk devre bitiyor. Hoş burayı bilenlerin yaptığı da ortada. Bugün bizden puan alan İrfan Buz ve Tuncay Şanlı olabilirdi zannımca. Değişik senaryolar var. Var ama bu arada İngiltere ligi gibi liglerde çalışmayı hedefleyen bu hocaları ikna edecek vizyonda yönetici lazım en başta. Yabancı transferi için de ille isimli ve pahalı olması gerekmez, mümkünse hepsi aynı ligden (benim tercihim sert ve mücadeleci olduğu için İtalya ligi) ve Brezilyalı oyuncu tercihim olurdu. Geçmiş yıllardaki Fenerbahçe ve bizim ligin muadili Ukrayna'dan Shaktar örneklerinde olduğu gibi. Ve yine mümkünse Portekizli de olmasın yeni transferler. Ve yine mümkünse yerli transfer yapılmasın eğer adam çok üst düzey değil ise. Boşuna Anadolu takımları zengin ediliyor durmadan. Onların yerine altyapıdakilere verilecek şans ile her sene bir adam girse takıma yeterli. Sonuçta bu prensiplerle kurulacak takım, bizim gibi sadece sertlik ve mücadele, oynatmama üzerine taktiklerle yönetilen takımlarla dolu kalitesiz bir ligde, iyi çalıştırılma ile fark yaratır diye düşünüyorum.

27 Aralık 2012 Perşembe

tweet cevap

@trtbasintribunu emre b.'ne görüntü ile ceza verilirken kimse demiyor ki hakme raporuna yazmamış. ama emre hakaret ediyor bilmem ne.diyordu herkes.emre hatalıydı.niye fbde oynuyordu.belliki ilk rapor değişmiş ve türükürük olarak düzeltilmiş.niye hiç gündeme getirmiyorsunuz.gs zarar gördüğü zaman kimse ama hakem de iyi birisi bırakmasın demedi.ali aydın hakemliği bıraktı, bünyamin gezer hakemliği bıraktı.niye tartışmıyorsunuz.hassas duyarlı gazeteciler olarak.güya tarafsızsınız.iş fener olunca haklı olsa bile ama var mutlaka.işinize gelince görüntüler öyle diyor.işinize gelince hakem raporu.hakem derhal istifa etmeli ve özür dilemelidir.etmesede kendisi bilir.bu durundan fener zarar görmez.ama ülkemiz adına kötü reklam olur sadece.hani diyorsunuzya kamu yararına yayın yapıyoruz diye.aklıma takılıyor niye hep fenere vuracak adamları yayınca çıkartıyorsunuz.ordu başkanı belliki fanatik gsli.adama gs yöneticilerinden önce yayında.bari gsli yöneticileri çıkarın onun yerine.

20 Eylül 2011 Salı

yapmayın.

yediğin gol ofsayt, attığın nizami gol ofsayt diye verilmez.ama yapmayın be hocam.niye son ana kadar beklersin?niye kurtarıcı diye alternatifin varken orhanı alırsın.daha bir sürü teknik detay.ama elin oğlu acımaz ve gözünün yaşına bakmaz.üç günde bir maç yaptırır, diğerlerini dinlendirirken.bunlara fırsat bırakma kardeşim. eee fener kaybedince doğal yorumlar başlayacak fenerin iyiliğini isteyenler için.şimdiden duyuyorum.on kişi manisa puanı hak etti.daha geçen hafta kırmızı görmesi gereken melo gs'n in en iyi adamı olup maçı koparan golü atarken, dünkü bjk maçında rakipsizliğe rağmen tersine verilen hakem kararları topu anakragücü kalesi önünde tuttu.ama yorumculara bakarsan ooo gs, bjk süper.ama bide hakem karalarını beğenmiyoruz.fenerli federasyon bide fenere kıyak yapmıştı.seyircsiz oynayacakken seyircili olmuştu.21 saat önce twitterda shadowturk melonun kafasını görmeyen hakem manisa maçına atanmış.korkuyorum açıkcası. 21 hours ago demişim.maalesef ancak tekrar söylüyorum bunlara fırsat bırakmamak gerekir. DÜZLETME:tekrarları izleyince manisanın gölünün ofsayt olmadığı anlaşıldı ama yine bir penaltının güme gittiği farkedildi.bravo hakemlere.