8 Şubat 2019 Cuma

daha ne söylenir ki...

yine kötü bir sonuç ve anlamsız dolaşırken internette 2010 yılından bir yazımla karşılaştım tesadüf. şu linkten okunabilir. Ogünkü psikoloijimin bugünkünden hiç bir farkı yokmuş tekrar okuyunca.

http://shadowturk.blogspot.com/2010/09/celiski.html

bugünkü kayseri-fener maçı için teknik, taktik, saha dışı içi yoruma girmeyeceğim. öyle bir maç değil. Ancak herşey bir tarafa Ersun hocaya da kızmadım değil. Hani derler ya fener kaybettiğinde rakiplerin sporcuları, taraftarları:"Türkiye'nin 4 te 3'ü sevindi" diye, Türkiye'nin 4 te 3'nü sevindirdiği için kızdım hocaya. Yaptıkları ve yapmadıklarından dolayı. Umarım kendi hatasını anlar ve hadi bu seneyi geçtim önümüzdeki sene için tecrübe edinir bu yaştan sonra. Tabi umurunda ise fenerin başarısı. Onuda yöneticiler kontrol edecekler artık. Fener dışında, fenere kötü his besleyip, uygulamaya geçenleri hiç taşımayacağım buraya. Umarım kötü dilekleri doğrultusunda fenere yaptıkları, savundukları camiaların yararında sonuç doğurmaz.

Ben kafa dağıtma için sadece transfer oyunu oynayacağım biraz. Mevcut takım hakkındaki görüşlerim ve hangi bölgelere transfer yapılması konusunu irdeleyeceğim sadece. Hadi afiyetle...

Volkan Demirel:Kaptan artık kendin hallet bu işi dediğim kaçıncı oluyor.Sezon sonu çık bıraktığını söyle, güzel bi jübile yapsın yönetim sana. Git o zayıf olduğumuz medyada şu anki fener eskileri gibi değil, şu anki 6s, bejekeliler gibi savun fenerin hakkını. Al diplomanı git Anadolu takımlarının başına, şu anki 6s ve bejeke eskisi hocaların yaptığı gibi yap.
Harun Tekin:Yine her zaman dediğimi söylüyorum vasat adamlar için Anadolu takımlarını zengin etmeyelim diye. Bir türlü öğrenemedi fener camiası bu işi. Sezon bitmeden Bursa’ya mı olur lim istiyorsa kiralasınlar, satsınlar. Ben şahsen sahda görmek istemiyorum.
Berke Özer:Bilemiyorum yeteneği, kalitesi nedir. Bir Casillas, Donnaruma gibi 18 yaşında güvenilip kaleye konur mu ama eldekilerden bir Berke kalsa takım yeterli şimdilik. Yanına yardımcı yoksa yabancı bi abimi artık zamanla bakmak lazım ki bunu anlamak içinde sezonun geri kalanında Berke oynatılmalı bence. Kaç maç kaybettirir ki Roman, İsmail, Frey Ayes….varken.
Kameni:Şut
Erten Ersu:İyileşince veda.
Serdar Aziz:Daha 17 yaşında iken genç milli maçlarında izleyip keşke bizimkiler Bursa A takımda oynatmadan alsak demişliğim var kendisi için. Ama yıllar sonra 6s şutladıktan sonra mal bulduk gibi üstüne atladık ve artık da bu saatten sonra da hemen gönderilmez. Ama keşke sezon ortası yönetim üstüne atlamasaydı iyiydi. Heleki oraya Sadık alındıktan sonra. Bir şekilde sezon bitirilirdi. Ayrıca kronik sakatlıkları olduğu rivayetleri de var bu arada. Kaldı ki Sadık’da Serdar’da sağ ayaklı olmalarına rağmen sol stoper oynamayı tercih ediyorlar. Bu durumda sağ stoperi kim oynayacak…Plansızi, sadee rakibe göz dağı transferinden başka bir şey değil gibi duruyor.
Roman N.:Mümkünse hemen yollayalım. Yararında çok zararı var. Ben oynasam yerine daha yararlı olurum.
Skertel:Kalması gereken ilk adam ama belli ki gitmek istiyor ve zaten maçlarda ortada yok. Daha genç ve daha üst düzey bir hatta iki stopere şimdiden bakmalı yönetim.
Sadık Ç.:Büyük takım oyuncu kumaşı yok kanımca ama yine hep dediğim taraftar oyuncu ve yerliyi ucuza oynatma sistemi tamda Sadık’a uydu galiba. Özverili. Bu sezon oynasın da seneye bakalım artık. Çok iyi iki adam alıp arkasında Sadık, Serdar yedekleriyle mi devam etmeli???Bence sanki böylesi daha uygun.
HasanAli Kaldırım:İyi niyetinden hiç şüphem yok ama o paraya şu takımda oynamalı mı????hadi artık camiaya mal oldu diye daha az paraya yedek solbek olarak takımda kalsın. Yine hep dediğim gibi birileri şu takımda jübile yapmalı ki diğer camialar gibi aktif sporculuğundan sonra fenere yararı dokunacak birileri olsun. Sonuçt atabiki HasanALi’den daha iyi hüvcum yapam, orta kesen, kademe yapan bir solbek transferi peşinde koşulmalı.
İsmail Köybaşı:Maalesef İsmail sen bu takım için yanlışdın. Bir inat uğruna da olsa hiç gelmemeliydin. Aziz başkana dua et. Sırf espri yapacaksın diye de milyon para verip takımda kalmamalısın.
Abdulcebrail Akbulut:Hoca beğeniyormuş diye yazıyor gazeteler. Oynamadan ne bilelim.
Isla:Isla ve daha az maaşla Şener sağ taraf için en iyi seçim olur sanki. Bir anda da tüm mevkilere transfer yapmak ne kadar doğru olur.
Şener Ö.:Uygun maaş ile anlaşılmasında sorun olmaz.
Jailson:Verilen bonservisin adam değil ve tamda defansif ön libero değil ayrıca. Bir Mehmet Topal’ın yaptığını bile yapamıyorsa sıkıntı var kanımca. Hücuma yönelik orta saha için ne kadar yetenekli oda tartışılır. Arap takımları çok iyi para vermez ise takımda alternatif hücuma dönük orta saha olarak kalabilir sadece. Keş ke Ekici’de bu adamdaki fizik olsaydı bu arada.
Mehmet Topal:Yukarıda dediğim gibi Jailson bu Topal kadar oynayamamış ise bu sezon oynamalı ama seneye ki büyük hedefler için durum ne olur kafam karışık. Yine daha önce dediğim gibi 6s’de oynamasına rağmen fenerli Mehmet Topal ve düzgün adam olarak anılacağından dolayı takımda kalması doğru olur. Ki takıma tam da ağabeylik yapacak adamlardan birisidir.
OğuzKaan Güçtekin:Yok Mancester City istiyor, yok Real Madrid istiyor derken Gökay İravul olacak çocuk. 6s daha 3-5 maç oynattığı adamları on milyonlara sataken bizdekiler hep 2.-3. Lig topçusu oluyor. Ya çocuk yaşta geri alma, bir sonraki transferden pay gibi maddeler neyse artık araştırıp Avrupalı ne yapıyorsa o şartlarda göndermek daha iyi olacak sanki hem bu çocuklar için hem takım için. Çünkü hiçbir hoca skor garanti olmadan, kıytırık kupa maçları hariç oynatmıyor bu çocukları. Ki ne hakemler ne futbol ortamı ne kendi iç sorunlarımız buna da izin vermiyor. Hocalarda zaten hep hazır adam tercih ediyor, bu durumda oynayamıyorlar ki gelişsinler. Keşke ve ğer gerçekse yukarıdaki söylentiler zamanında gönderseydik Avrupaya.
E.Elmas:Yine daha önce dediğim gibi, yok Mancester City istiyor, yok Real Madrid istiyor, yok Lazio istiyor derken bu kaçıncı maç oldu yaptığı kritik hataların kalemize gol olarak döndüğü. Elbette hata yapacak ama öğrenme yeri bura değil ve bu şekilde değil. Ha bunu derken Oğuz Kaan için dediğimi yutmayayım. Kanımca Oğuz Kaan’ın yetenekleri bu çocuktan daha ileri. Ha Elmas’ın fizik kalitesi daha iyi ama oyun zekası denen şey sanki bu çocuk da yok. Bunu da en iyi anlayacak olan altyapı sistemi ve hocalarıdır. Bir günden ikinciye olmaz bu işler. Biliyorum altyapımızda iyi adamlar var ve biz oynatmayıp gönderdiğimizde 6s ve bejeke’nin gönderdiklerinden farklı olarak bize karşı harika da oynuyorlar.
Tolgay Arslan:bejeke’de oynarken hep küfrederdim sert, hırçın oynuyor diye. Ha ayakları iyi değil mi. Evet yetenekli, Alman disiplininde yetişmiş. Hazır bir takımda iyi bir dişli parçası olur. Ama kaos halindeki şu fenere takıma almak ve hatta hemen oynatmak bence gereksiz di ama aldılar ve oynatıyorlar. Ne yapalım izleyeceğiz bizde her taraftar gibi. Ha bu arada bir nüansı ilave edeyim hırçın oynarken de hiç ne uyarılıyordu, ne kart görüyordu bejekede. Ama fenere gelince görüldü ki hakem camiası bejeke de iken göstermediklerinin onda biri kadarını bile affetmiyorlar.
Tolga Ciğerci:Abi takılıyor kafasına göre anlaşılan.Ne diye takımda anlayan beri gelsin. Hertha Berlin’de iken bazen dek gelir ve aa fena oynamıyor derdim ama müzmin sakat olduğu biliniyorken zaman kaybında başka bir şey değil.
N.Dirar:30 küsür yaşında dünya para ile alınması hata, hadi alındı, bir sezon sonra anlamsız, gerekçesiz kadro dışı bırakılması ayrı hata. Affedildikten sonra, gerçekten de takımın en iyisi bence ayrıca. Başka garip bir durum tamda takımda en formada mevki sağ açık iken gidip en iyi mevkisi ora olan Moses’i almak daha da başka bir vaka. Hadi aldın bu sefer Moses’i başka mevkilere çekmek daha garip durumlar ortaya çıkarıyor. Ersun hoca düşünsün bunları şimdiden, önümüzdeki sene için. Yok seneye de böyle oynatacak ise bu adamları, işimiz biraz zor görünüyor şimdiden.
M.Zajc:Loading…Anladığım kadarıyla Ekici’ye fizik olarak çok güvenilmediğinden yavaş yavaş takıma monte edilecek.
Y.Benzia:Mission completed oldu anlaşıldığı üzere.
Alper Potuk:Yine daha önce dediğim gibi Eskişehir’i zengin ettik. Aynı Ozan Tufan……vb. bir sürü adamda olduğu gibi. Romanya’da inşaat işine girmiş. Bari bir Romen takımı istese de göndersek. Ama adamlar bizim verdiğimiz parayı vermez değil mi???
Mehmet Ekici:Önümüzdeki sezon başına kadar jailson fiziği, Dirar dayanıklılığı kazandırılabilir mi???Trabzon adamın spor hayatını çok etkiledi. İstiyorum ilk onbir oynasın, hep oynasın, takımı sürüklesin, biliyorum bunu yapabilir. Ama bu fizikle ancak sonradan katkı verecek adam olur, ki böyle adamlara da ihtiyaç var takımlarda. Bu görev için ikna edilmeli sadece.
Ferdi K.:Bakınız Oğuz Kaan Güçteki, Eljif Elmas. Hollanda altyapısı, bence gördüğüm kadarıyla da özgüvenli. Ama takımda bir rol biçilmeli ve alternatif olarak her fırsatta süre verilmeli. Yoksa oda kaybolan genç yetenekler arasına katılır.
A.Ayew:Sezon sonu bay bay olmalı ve hatta sezonun geri kalanında oynatılmamalı.
M.Valuena:Kaçıncı hoca oldu birkaç maç sonra yanına yedek bırakan. Oynatmıyorsunuz, gönderin bari de maaş yükünden kurtulsun takım.
V.Moses:Tamam Dirar formada ama başka bir formül bulunmalı onun için ve Moses sağ açık da sürekli oynatılmalı.
I.Slimani:Takımın şu durumda olmasının en büyük sorumlularından birisi bence kaçırdığı dünya kadar %100 basit gollerden dolayı. Ne düşünebilirim ki hakkında. Parasını verip hemen göndermek daha hayırlı.
M.Frey:Garibime üzülüyorumda. İyi niyetli felan. Hoş onun suçu değil burada olması. Bejekedeki Nartallo bile daha iyiydi. Hep fenere patlardı bu arada. Ptt liginde bile oynatmazlar. Ne deyim artık bu arkadaş için.
R.Soldado:Mevcutların en iyisi ama ülke şartların da ağzıyla kuş tutsa en halim selim anında bile adamı atacak bişi yaratıyorlar. Yazık. Hoş fener kimi getirse bir şekilde çıldırtılacak adamlar. Ki bugün Moses’in gördüğü sarı kart açık örneği.

Bu durumda:
Kaleci-2 Stoper-Solbek-Defansif Orta Saha-Ofansif Orta Saha-Sol Açık- Forvet Arkası(On numara)-Forvet(Santrafor) ne derseniz artık. Ha kim alınmalı elbet scout değilim ama izlediğim maçlara göre fantezi transfer yaparım da artık gerçek scoutingi da yönetim düşünsün. Alternatiflerin alternatifleri de artık altyapıdan olsun bari. Onu da teknik heyet planlasın bir zahmet. Tabi kiralıklar dönecek onlarda nasıl gelir meçhul. izleyelim görelim.
O zaman:
Transfer(Berke)
Isla(Şener)   Transfer(Serdar)   Transfer(Sadık)   TransferHasanAli)
Moses(Dirar-Barış Alıcı)   Defansif Orta Saha:Transfer(M.Topal)   Ofansif Orta Saha:Transfer(Ozan Tufan-Tolgay)   Transfer(Ferdi)
Transfer(M.Ekici-Zayt)
Transfer(Transfer)

17 Aralık 2018 Pazartesi

sadece üzüntü

19 Ağustos tarihinde forvete Slimani'yi yazmışım. Herkesten özür dilerim kendisine güvenip bugünlere lanet okuttuğuma. Eldeki oyunculara göre yapmışım ama bari transfer deseydim. Adam alıyor 4m€, atmasa da tuzu kuru, alıyor parayı. O atamayınca kaleci tutamayınca hoca ne yapsın oluyor. Ama oda oynatmasın be kardeşim. Cocu Slimaniye güvenerek hata etti,  kaç maç kötü oynansa da takım, o atsa maçlar alınabilirdi, olmadı, Cocu gitti. Hadi Cocu gitti, Koeman da bi değişiklik yok, Valbuena hamlesi dışında. Tek başına o da yetmedi, Koeman'da gitti. Belli ki kimsenin amacı Fenerbahçe'nin başarısı değil. Herkes maaşını alıp, başarısız olunca da kovulmak ve tazminatı alıp tüymek peşinde. Bu vesile ile araştırmacı gazeteci, çok bi her konuda otorite duayenlere bu konuda kafa yormalarını salık veriyorum. Spor kamuoyunu nasıl sözleşme yapılır konusunda yönlendirsinler. Benimde çok fikrim var ama etkim yok ne yapayım. Ha kabul etmezler denir peşinnen. Kabul etmezler ise getirme zaten o adamı kardeşim.

Gelelim Ersun hocaya. Sonda başlayayım, hemen bir maçta adam ne yapsınlar yazılıyor taraftarlar arasında, ama maalesef takım taraftar sayesinde bu durumda ve maalesef başkanda bu konuda acemi davranıyor. Hiç unutmayacağım bir durum var Bursa'nın şampiyon olduğu 2009-2010 sezonunda. 2. yarıda ki FB-Bursa maçı fener 2-1 önde iken taraftar bağırıyor Guiza dışarı, Semih içeri...Aslında realist adam Daum ama gaza mı geliyor nedir, sahada her yere koşturan, rakibe basan Guiza'yı alıyor. Genç semih sahada. Maçın son dakikalarında iki gol ve maç kaybediliyor, sadece maç değil şampiyonluk kaybediliyor bence o maçta. O sezon ile ilgili başka şeylerde söylenir ama şimdinin konusu değil. Gelelim bu sezona. Sezon başında aslında oyun taktiğini sevmesem de en azında bir sezon daha Aykut Kocaman kalmalıydı belki ama büyük bir destekle seçilen başkan taraftarı karşısına almak istemdi ve yollar ayrıldı. Hata 1. Cocu geldi, geldi ama oyun ve sonuçlar tatmin edici olmayınca, taraftar Cocu'yu sevmedi ve maçlarda Ersun diye tezahüratlar başladı. Bu durum başkanı zor durumda bıraktı aslında taraftar haklı ve ya haksız önemli değil. Sonuçlar kötü olunca Cocu'ya güle güle ama yardımcıları ile devam dedi başkan. Hata 2. Olacaksa zaten Cocu ile olacaktı, daha niye zaman kaybediyorsun yardımcıları ile devam ederek. Getir yurt dışından bir adamı hemen, sürüncemede bırakma. Yine beklemeye geçildi ve yine taraftarın istediği oldu Ersun hoca takımın başında.

Taraftar yine kazandı. Görüleceği üzere taraftar hep kazanıyor ama mütemadiyen takım kaybediyor. Neyse.

Gelelim Ersun hocaya. Evet iki günde ne yapsın adam. Kondisyon mu yüklesin, moral mi aşılasın, güven mi kazandırsın. Kimsenin düşünemediği taktik icat edip rakibi afalattsın. Ne bileyim şapkadan  tavşan mı çıkartsın şu yetersiz sakatı, kadro dışısı, cezalısı çok takıma. Kendi adıma hiç birisini beklemiyordum, takımı iştahlı oynatması dışında. Ama en az 2 m€ muadili para kazanacak bir hocanın, ki takım çalıştırmadığı zamanlarda yayıncı kuruluş yoruculuğu yapan yani ligi bilen ve buraların kurdu bir hocanın, sezon başında beri takımın başında hoca olarak çıkanlardan farklı birşeyler ortaya koyması da gerekirdi diye düşünüyorum. Kadro dışılar le ilgili elbetteki idari bir şeylerde vardır ama bu kadar baskı ve teveccühle gelmişsin hemen icraatı yap. bir kaç hafta sonra yapman bir şey kazandırmaz takıma. En azında yedek kulübende hamlen olurdu. Harun'un kaleciliğini beğenmeyen birisi olarak Volkan'ı affedip kaleye koymak haksızlık olurdu ama orta alan için alternatifin olurdu en azından. Ayrıca eldeki en iyi kadrıyu sahaya sürmene bir şey demem ama mevkiler hakkında fikir üretmemene kızarım. Bugüne kadar sağ oynatılan ve sağ açık da takıma ne ofansif, ne defansif hiç bir katkısı olmayan Ayew'i oraya koymak nedir. Belli fiziksel handikapları olan Ekici ve Valbuena'yı ofansda yeteneklerinden yararlanmak için oynat ama defans da orta ve solu kapatsın diye tahtaya yerleştirince ne farkın kalıyor Cocu'dan. Evet istediğim şey ile maça başladın iştahlı saldırgan, ama kurt hoca denge sağlamasını da bilir. Maç içinde aktif dinlenme yaptırmasını bilir. Değilse pil bir yarıda biter. Sonra istenmeyen Aykut Kocaman, istenmeyen Cocu, istenmeyen Koeman'ın yaptığını yapınca ne farkın kalır, Ver topu rakibe ki rakip iki alt ligde anca oynar kanımca ve otur seyret takımı. Kenardaki hocanın kim olduğunu bilmesem ve şu değişiklikleri görsem Cocu diye küfrederdim. Bunun için mi istedi taraftar seni, bende seyrediyorum televizyon başında. eee takım kapasitesiz, eeee takım eksik, eee şu bu... bir fark ortaya koy be kardeşim. Yaşlanan Mourinho'ya benzeme. Slimani'nin atanını bulacaksın, Harun'un tutanını bulacaksın sonra gelsin başarı. Biri atsa, biri tutsa zaten Cocu gitmezdi.

19 Ağustos 2018 Pazar

transfer vol2

Aşağıda gördüğünüz üzere takımın başına, hayallerimde Tuchel'i istemişim ama adam PSG'ye gitmiş, yardımcılarını da geçtim dolayısıyla. Tuchel beklerken gelmiş Cocu. Kanımca kötü bir tercih değil. Ancak biliyorumki medya ve spor camiası her türlü yıldırmaları ve pislikleri yapacaklardır. Onun için eski sporcusu, taraftarı vs. fener kamuoyu sahip çıkmalı önce. Adam dışardıdan çok halim selim duruyor ki bence önemli değil ama yeri gelecek öncelikle medyaya olmak üzere kendi sporcusuna, muhabire vb. sert davranması gereken durumlar olacak  Onun için ülkeye adaptasyonu şart. Bunuda kimin yardımı ve desteğiyle yapar yönetim bunu iyi düşünüp halletmeli. Yoksa adamı yerler. Belki yerli bir yardımcı ilk akla gelen çözüm. Teknik olarak henüz bir farkını ortaya koymadı. Belki yumuşak geçmeyi düşünüyor ama yavaş yavaş bildiği sitemi takıma uygulatsa fena olmaz. Hadi bir sene kaybolsun, oyuncu sirkülasyonu ve taktik değişiklik ama bir an önce başlamaz ise bir kaç seneyi bulur bu geçiş süreci. Biliyoruz ki ülke ve taraftar olarak Barcelona'nun Cruyyf'a göstediği sabrı göstermez, adamı harcarız. Atı alan üsküdarı geçer o arada. Sonra bekleriz ki gese, bejeke şampiyon olmasın. Alakasız ama birde şu fenerin hocaları biraz rahat olmayı ne zaman başaracaklar merak ediyoum. Ya eşofman ile çıkıyorlar maça, ya takım elbise ile. Rahat olun kardeşim. Günlük kıyafetleriniz ile çıkın, sahadakini rahat ettirin duruşunuzla. Avrupa'yı bilen yeni bir Terraneo demişim, Comolli gelmiş. Bakalım neler yapacak, ağaç yeni dikilmiş hemen meyve vermesi beklenmez elbet ama biraz daha aktif ve takımın oyun ve taktiğine müdahale etse gibi geliyor bana. Oyuncu seçimlerinin sonuçları için sezon hatta sezonlar beklenmeli.

Gelelim sporcu transferlerine. şuana kadar, Fernandao, Guiliano para kazandırıp gidenlerden. Neto ve Janssen'in  kiralık sözleşmeri bitmiş, Beykan, Ahmethan alt lige transfer ki artık Fenere topçu olmayacak kendilerinden anlaşılan, Salih satış opsiyonlu kiralık ki hemde İtalya'ya, menejeri çok başarılı kanımca. Bu arada Salih'in başarılı olup, sağlıklı bir şekilde fenerde oynamasını istiyorum ayriyetten.

Daha elde Dirar, Isla, Valbuena, Kameni, Roman N. Atıf var. Kendileri ile mutalaka yollar ayrılmalı ki gençler ve yeniler kaynaşsın ve çekirdek kadro otursun. Josef de Souza da para kazandırarak gitse ülümeyeceğim. Ekici olsun istiyorum ama sağlığı elvermeyecek galiba. Almanya haberleri vardı ki, değerlendirilemli bence. İsmail hiç ortalarda yok beyefendi. İlk sorana gönderilmeli. M.Topal, Şener ve H.Ali yedek olarak kalsınlar demişim ama oynadıkları şu oyun ile bildikleri yere gitsinler. Ne tecrübe, ne performans, ne mücadele ne derseniz deyin hiç birisini sahaya yansıtmıyorlar. Oğuz Kağan'ın ne suçu var diyorum o zaman. Uygar Mert'e 1.5m€ teklif  haberleri var basında, olursa piyango. Bu tip fırsatları kaçırmamak gerekli. Ozan'da oynatılsın ve oda başarılı olsun istiyorum ama kendisi F.Terim, Ş.Güneş gibi hoca istiyor anlaşılan. Yinede ortada Topal oynatılacağına Ozan oynasın diyorum. Belki birkaç maç sonra form bulur da verimli olur.

Volkan konusu çok ayrı. İstiyorum ki efsane bir şekilde jüble yapsın ama galiba yolun sonu gözüktü. Tut bi tane de arkadaş. Yenilen her gol, kaybedilen her puanda payı var. Galiba artık kimseyi üzmeden kendisi halletmeli bu işi.

Kaleci Berke, Barış Alıcı, Ferdi Kadıoğlu gelecek için yapılmış trasnferler. Göreceğiz ancak Barış'ı kim akıl edipde aldı ise bravo. Hoca kesinlikle hiç çıkarmadan oynatmalı. Dirar'ı göreceğime sahada Barış oynasın. İçeriden tonla para verip futbolcu trasnferine karşıyım (Son zamanlardaki M.Topuz, Alper, Ozan vs.) Ama Barış gibi olacaksa eyvallah, heleki fenere gıcık takımlara para kazandırmamak gerektiğini düşünüyorum. Ki bu bağlamda Emre Akbaba iyiki alınmadı. Vay güç gösterisi olsun diye alınsın söylemleri. Yapılan bu gibi transfeleri doğru bulmuyorum. Kaldıki adam fenerli bile değilmiş. Taraftar futbolcu konusu bence önemli ve transfer etme kritelerinden birisi olmalı.

Bir önceki yazımda Soldado'da hariç bütün yabancılar gitsin demişim ama bu süreçte Skertel'de olmasaymiş halimiz hepten harapmış. Hatta eğer sağlıklı ise yanına Kjaer'de tekar gelse hayır demem, basında yazılan ve ne yapacağı belli olmayan adamların yerine.

Gelelim yenilere. Şu mali tabloda kiralık olarak getirilen Slimani ve Ayew bence yerinde transferler. İstikrarlı bir şekilde oynatılırlarsa bir kaç maç sonra form bulacaklardır. Sol bek için için getirilen Ramirez'i elendiğimiz Krosnodar maçlarında izlemiş ve beğenmiştim. Umarım sonu daha önce fenere karşı iyi oynayan Zafer Biryol ve Bienvenü'ye benzemez.  Benzemez de bizi H.Ali'den kurtrarır. Eğer bir takım menejeri olsaydım öncelikli Brezilyalı transferi arardım ancak olmuyorsa mantıklı olana yöneleceksin. Şu durumda Volkan'ın bu form durumu ile sezon gitmeyecek anlaşılan. Benim önerim Dünya kupasında bir maçını izlediğim, Gent'te oynayan Lovre Kaliniç. Yeteneği ve kalitesine göre bir takımda değil. Uygun bir fiyatla alınır kanısındayım. Schumaher'den beridir yerli kaleci geleneği var ama Berke tecrübe kazanana kadar geçiş için iyi tervih olacaktır. Yine hücümcu kanat oyuncusu olarak Dünya kupasının kötülerinden olan Arjantin'in yedek kanat hücumcuları Meza ve Pavon bilmiyorum bonservisleri ile olmaz ise kiralık olarak takıma kazandırılmalıdırlar. Topu hucuma taşımak için doğru tercih olacaklardır. Elendiğimiz şu Benfica'nın iki kanat hucumcularına bakın. Cervi ve Salvio. Göbeğe bari Brezilyalıu bulalım:) Çin'e gidip mutlu olmayan bir tanesi ikna edilse harika olur. Geçen sezonları artmayan transfer dönemi geçiyor ama olsun, bu son olsun diyelim. Ekonomik şartlar belli ve her geçen sen  bunı düzeltmek gerekli bu şekilde. yukarda belirttiğim Artık üçe beşe bakmadan safralar atılmalı ve yollar ayrılmalı bir an önce eldeki ıskartalarla. Yapılan transferlere ek olarak bir sağ bek, Bir defansif merkez orta saha. Takiğe bağlı olarak hucümcu orta saha. Birde kadro çıkarayım son olarak.

Kaliniç(Volkan, Berke)

Transfer(Şener) - Kjaer(Yiğithan) - Skertel (M.Topal) - Ramirez(H.Ali)

Eljif Elmas(Oğuz Kaan) - Transfer(Ozan,M.Topal) - Transfer(Alper)

Ayew(Meza, Pavon) - Slimani(Soldado) - Barış(Ferdi)


4 Mart 2018 Pazar

transfer vol1

Can sıkıntısı, bilemiyorum kongrede kim başkan olur ama şimdiden transfer listesini vereyim bende, çalışsınlar. Önce hoca konusu. Aykut Kocaman'ı güzel analım hep ama hoca olmayacak belli sonuç ne olursa olsun. Hoca adayım Tuchel. yardımcı olarak Osmanlının hocası İrfan Buz ve sezon sonu Stutgart'daki durumu ne olur ve ayrıca gelirmi bilmem ama Tayfun Korkut. Galiba Avrupa piyasasına hakim yeni bir Terraneo bulmak lazım.

Önce gönderilecekler:Para veren olursa öncelikli satmak yoksa bir şekilde elden çıkarmak şart hepsini.
Kameni, Isla, İsmail Köybaşı, Neto, Skertel, Aatıf, N.Dirar, Her ne kadar taraftar sevsede Guilano, Roman N., J.De Souza, Valbuena, Fernandao, Janssen.

Galiba Soldado haricinde herkesi gönderdim. Onunda fizik durumu pek iyi değil ama yedek forvet olarak kalabilir.
Kalacaklar:
Atsan atılmıyor satsan satılmıyor. Bırakana kadar Volkan diyorum ben. Tabi çok kimsede önce Volkan'ı siler ama daha iyisini bulursan tabi.

Volkan, H.Ali(yedek olarak), Şener(yedek olarak), Ozan Tufan(Alman disiplini ile fayda alınabileceğini düşünüyorum), Elif Elmas, Oğuz Kaan, Alper Potuk, Mehmet Topal(Yedek olarak lütfen),Mehmet Ekici, Soldado(yedek olarak), Salih'e son bir şans. Haricindeki 20 yaşını geçmiş tüm altyapı oyuncularını kiralık yada satılık göndermek ve yeni bir jenerasyon aramak gerekli. Bu seneki kadroya bakıyorum hiç yerli stoper yok. Mecbur kalınca M.Topal'a sarılmışız. Alttan gelenlere biraz güvenmeliyiz galiba.

 ve yeni transferler:aklıma geldikçe ekleyeceğim. Ama prensip olarak sağ ve sol bek illa yabancı ve mümkünse orta yapabilen Brezilyalı. Stoperler sert ve kuzeyli. Göbeğe Josefin daha sert, çabuk ve pas atabileni bir Brezilyalı, forvete de sağlam, hızlı ve golcü yine mümkünse Brezilyalı. Maceraya gerek yok, Brezilyalıdan şaşmamak lazım. Bakınız 10 sene önceki Fenerbahçe, Shaktar, Portekiz takımlarız vs.  Ha bu arada eskiden Almancının iyilerini biz bulup getirirdik. Bu konuda bir adım geride kaldık galiba. Yetenekli genç Almancılara bakmak da takıma katkı sağlar.

.

23 Aralık tarihinde aşağıdaki Aykut KOCAMAN'ı çok seviyorum AMA... yazısını yazmışım. haftalar geçmiş, hayırlı puan kaybı olmuş gerçekten ve takım öyle yada böyle, tüm rakip ve engel olan bütün etmenlere karşı mücadele vermiş, toparlanmış tepeyle puan farkını kapatmış, kupada avantajı kapmış.  Fakat puan farkı kapanmasına rağmen oynanan top taraftarı pek de memnun etmemiş. İyi yada kötü bu esnada Allah'ı var Aykut hocadan başka kimseyi görmedim açıkcası medyada takımın hakkını savunan. Başkan sağolsın kongre telaşında, yönetimin geri kalanı dalgasında. Saha dışı olumsuzluklara karşı mücadelesinde Aykut hocaya kızmak mümkün mü? Değil elbet ama saha dışı olduğu kadar saha içine de müdahele etse harika olacak, hele ki bugünkü sonuçtan sonra. Tamam herkesi dinledin Valbuena'yı oynattın. Ona rağmen ritim bulamadın gölü yedin. Çömez Okan seni bir değil kaç defa tongaya getirmiş yine akıllanmadın. Geçen sene aynı, bu sene aynı terane. Yutmayın arkadaş aynı zokayı artık. Tamam hakemde kötü. buz gibi golü vermedi, pen6yı çalmadı, adamı atmadı felan felan. Sadece bu maçta olmuyor ki bunlar. Her maç oluyor, artık buna bi reaksiyon verelim ve sende artık bunun olması için biraz değiş. Adı uzun yazamayacağım Roman mıdır nedir. Adam stoper değil.Gazeteci gibi her maçtan sonra güzel analiz ediyorsun. Bireysel hata yaptık, öyle yaptık, böyle yaptık. Evet adam stoper değilim diye bağırıyor her maç hata ve sonucunda gol. Volkan'dan kaleyi alsın diye getirdiniz adam maşallah beni bile artıyor kalede. Ozan'ı şutladın eyvallah ama artık şu göbekte bi vazgeç Topal-J.DeSouza'dan. Yedin iki golü anında yap iki değişiklik bi silkele takımı. Ne bileyim yap bişeyler. Benim gibi maçı kenarda izleme. Bilemiyorum totem mi yapıyorsun, gaipten bi haber mi bekliyorsun ama lütfen bişiler yap ki kalan haftalarda toparla gidişatı. Yoksa artık Konya-İstanbul seferi fırsatı bir defa daha gelmez ayağına.

23 Aralık 2017 Cumartesi

Aykut KOCAMAN'ı çok seviyorum AMA...

En son yazıyı yazdığım gün Aykut KOCAMAN çıkıp bugün gelinen noktada sorumlu benim ve gereğini yapacağım demişti ve toplantıyı bitirmişti. Herkes istifa haberini bekleye dursun Aykut hoca istifa etmediği gibi gerçekten de bir şeyleri değiştirmiş olmalıydı ki 5 haftada 5 galibiyet ve diğer takımların sonuçları da eklenince ligin tepesine doğru yol alınmıştı. Sahada ki oyun tatmin edici miydi? Belki değildi. Yapılan yanlış kadro tercihleri veya mecburi kadro değişiklikleri, yanlışı doğru yaptı ve bence tek olumlu olan istek ve mücadelenin karşılığı olan sonuçlar alındı. Sizde diyeceksiniz ki sonuçlar iyi iken ortada yoksunda, hep kötü sonuçlarda ortaya çıkıyorsun. Evet, çünkü çok iyi bir Fenerbahçe'li olan ve daha önemlisi adam gibi adam olan Aykut KOCAMAN'ı çok seviyorum, yıpranmasını, Camianın da bu adamı kaybetmesini istemiyorum. Biliyorum ki bundan sonraki ilk sallantıda, ülkenin spor camiasının da katkılarıyla bu değerli adam kenara çekilecek ve meydan malum adamlara kalacak. Ama kedisinin de katkısıyla böyle bir ileri iki geri, şöyle böyle oyun vs. Yanlış takım planlaması, transfer politikaları ve taktik tercihleriyle takımın oyumu hep bir iniş çıkışlar yaşayacak ve bu da kendi durumunun hep sallantıda olmasına sebep olacak. Durumun böyle olmasında da en önemli etken kendi kararları olacak.

Ve saha dışı olaylarda ve hatta saha içi hakem ve rakip çirkeflikleri gibi konularda haklı olduğu halde diğer camiaların görevlileri gibi bağırıp çağırmayacak, hakaret etmeyecek, kimseye sataşmayacak. Ama dün olduğu gibi, bugün olduğu gibi ve gelecekte de olacağı gibi teknik ve taktik konularda ki inatları ve çok güvendiği oyuncuların bireysel hataları da eklenince puan kayıpları yaşanacak. Tüm bunlar üst üste konunca yıpranacak. Dışarıdan kimsenin bir şey yapmasına gerek kalmaksızın yapıyor olacak bunları ve dört gözle başarısızlık bekleyenleri sevindirmiş olacak. Bir sonraki hafta daha fazla gayret harcaması gerekecek ve kendisini de daha fazla yıpratacak. Hâlbuki en makul olanı yapsa ki birazcık bu meretten anlayan herkesin söyleyebileceği şeylerdir bunlar,  takımın genlerinde olan coşku ve birliktelik ile kimse karşısında duramayacak ve sonuçlar kendiliğinden gelecektir zaten. Ülkede zaten futbola ait bütün kurumlar bu takımın karşısında, kendisinin yapmış olduğu bu teknik hatalar işini iyice zorlaştırıyor.

Gelelim maça. Sezon başında Vardar maçlarında Ahmethan konusunda yaptığı hata gibi hata yaptı ki aynı hatayı geçmiş yıllarda da defalarca kez yaptı ve bugün belki takımda oynayabilecek birçok oyuncu kayboldu gitti.  Evet, Oğuz çok yetenekli, evet takım formda ve bir şekilde sonuç gelir ve Oğuz'da takıma iyice ısınır düşüncesiyle 11'e koydu ama sonuç düşündüğü gibi olmadı. Yani yanlış ilk 11 tercihi. Buna ek olarak rakip ve hakem faktörü. Rakibi en iyisi kendisi biliyordu çünkü kendi kurduğu bir takımdı. Garantici, maçı sinir harbine çekebilecek bir takımdı ve Fırat Aydınus’un da yardımlarıyla ilk yarı neredeyse maç oynanmadı. Dünya kadar anlamsız düdük, penaltı tartışmalarını saymıyorum bile, üstüne yanlış 11'den dolayı ritim bulamama. Artık uzun bir süre ilk 11 göremez herhalde Oğuz. Hele devre arasında transfer yapılırsa birde hiç şansı kalmaz. Sezon sonu bir alt lige kirala, orada da oynatmasınlar sonra kayboldu gitti. Kaybedilen bir puanda önemli ama telafi edilebilir. Ama bu anlayış ile o kaybedilen iki puanda aranır sezon sonunda ve yetenekli oyuncular hiçbir zaman takıma giremez Fenerbahçe'de.

Bu arada Aykut hocaya kızmadan başlamadan söylenecek o kadar çok şe var ki. Geçen haftaki hakem sağ olsun bütün savunma hattını aynı anda cezalı duruma düşürdü neredeyse abuk sabuk pozisyonlarda ki maçtan sonra hiç bir yönetici çıkıp bir şey söylemedi. Ancak gel gelelim Aykut hocanın bugün yaptıklarına. Hadi Topal stoper oynamak istemiyor Josef'i çektin stopere. Gencecik çocuğu niye harcarsın. Alper iyileşmiş. Koy Topal'ın yanına ki daha önce orada oynamışlığı var ve çirkef rakiplerle mücadele edebilir. Valbuena çok formda, oynatmasan kaybedeceksin eyvallah 11'e koyuyorsun ama niye forvetsiz çıkıyorsun. Tamam deplasmandasın, önde pırpır adamları koşturmayı düşünüyorsun ama sende Fenerbahçe'sin be kardeşim. Sıyrıl artık ve küçük takım yönetme psikolojisinden. İçeride, dışarıda nerede oynadığın ne fark eder, sen Fenerbahçe'sin. Önce sen dalacaksın ve atacaksın o golü ve golleri. Sezon başı yaptın bi hata, İkinci RVP vakası, aldın Soldado'yu adam 90 dakikayı çıkaramıyor belli güvenemiyorsun ama kupa maçında gördün iyileşmiş adam. Koysana 11'e Fernandao'yu. Onu da devre arası satmaya çalışıyorsun burada kurtarıcı rolü veriyorsun. Son beş dakikada maçı kurtarmak için oyuna alıyorsun hücum etmeye çalışıyorsun. Madem bu yeteneği var bu takımın bunu maçın başında yap ve maça müdahale etme ihtiyacı bile hissetme bu sakatlık ve cezalıların çok olduğu dönemde. Ama işler istenilen gibi gitmeyince ilk yarı sonunda sana tepki koyamayacak olan tek futbolcu Oğuz’u çıkarıyorsun tamam ama niye Erman Toroğlu'nu haklı çıkarırcasına bütün takımın düzeniyle oynuyorsun. Isla oraya, josef buraya, felan. Tamam, hocalığını konuştur, taktik değişiklik yap ama oyuncuların yapabileceklerini de göz önüne alıp anlamlı değişiklikler yap. Isla'dan stoper olursa, bende yarında futbola başlayacağım. Dirar sağbek oynayabiliyor madem niye maça öyle başlamıyorsun? Ki Isla’nın orta saha oynamışlığı var. Bu arada bu Dirar’da nasıl bir adam anlamadım gitti. Bek mi, kanat mı, yetenekli mi, değil mi?  Hoca güveniyor belli ama bir tacı atmayı beceremiyor adam. Nihayetinde sezon başından beridir olan şey tekrar etti. Bireysel hatadan gol geldi. Ve maçı çevirmek için kıvranıp duruyorsun. Bu arada, golde Allah'tan Volkan'ın hatası yoktu, sonra medyadaki haberleri düşünemiyorum bile.


Neyse her zaman dediğim gibi umarın hayırlı bir puan kaybı olur ve buradan bir ders çıkartır hoca ve ben hiç yazmak durumunda kalmamJ

4 Kasım 2017 Cumartesi

Bugünkü Sonuç ve Transfer

5 Kasım 2017 itibariyle 2017-2018 sezonu henüz 11. haftası tamamlanmamış maçlar olmasına rağmen Fenerbahçe futbol takımı 4 galibiyet, 5 beraberlik ve 2 yenilgi ile 6. sırada ve rakipleri kazanırsa dahada aşağılara doğru yol alacak. 21 gol atmış, 16 gol yemiş, ayrıntılı istatistiklere bakmıyorum bile. Sonuçta sahada sıkıcı ve taraftarı hasta eden oyun var. Herkes bu sonuçları zaten biliyor ama sinirim geçsin diye malumun gazeteciliğini yapıyorum. İç sahada 2 galibiyet, 2 beraberlik ve 1 yenilgi, dış sahada ise 2 galibiyet, 3 beraberlik ve 1 yenilgi. bejekeyi yenmişsin, gese ile deplasmanda beraber kalmışsın, ancak yılların fener klasiği hep alt sıra takımlarına puan kaybetmişsin. Üstelik bu sene bu alışkanlığa iç sahada puan kaybetmeyide eklemişsin.

Bugünlere nasıl gelindi her taraftarın fikri var ve hepsine saygım var, kendilerince de sonuna kadar haklılar. İdari, teknik vesaire kulüp içi sorunlar. Yetmezmiş gibi lobi becerememe sonucu kulüp dışı faktörlerde eklenince kaçınılmaz son:başarısızlık. Her şey geliyor teknik ekip ve oyunculara yıkılıyor. Belki zincirin son halkaları ama maalesef ülkemizde spor mantalitesi gereği hesabı hep onlar ödemek durumunda kalıyorlar. Çünkü sahada güzel oyun ve sonuç yok. Yönetim konusuna girmeyeceğim. Çetrefilli ve taraftar olarak yapacak bir şey yok.

Sezon başında; Giulano Zenit'e 7m€, Soldado Villreal'e 5m€, Dirar Monaco'ya 3,6m€, Valbuena Lyon'a 1,5m€ ödenerek, Kameni, M.Ekici ve Isla(elden 1m€ ödendiği söyleniyor) Bonservissiz transfer edilmiş. Neto ve Jansen kiralık, üstelik jansen için 2,5 m€ kiralık bedel ödenmiş. Eljif Elmas, altyapıdan çıkanlar ve kiralık dan dönenleri saymıyorum. Para lazım olduğu için Kjaer 12,50m€'ya Sevilla'ya, Emenike 2,5 m€'ya (1,5 unu fenerin verdiği söylenir) Olimpiakos'a, van der Wiel 1m€'ya Cagliari'ye, Stoch 1m€'ya Slavia Prag'a, Hakan Çinemre 360bin€'ya Göztepe'ye satılmış. Harcanan ve kazanılan paralar kafa kafaya. Tabi birde teknik ekip konusu var. Malum eski hoca gitmiş ve mayısta açıklanacağı söylenen hoca konusu var. O konuya geleceğim.

Bende taraftar olarak mutlu olmak için zamanı geri saracağım ve adına fantazi futbol mu dersiniz, menejerlik oyunumu dersiniz bir kaç durum ortaya koyacağım. Yanlışı hayal edersem sonuç bugünkünden daha kötü olur muydu diyeceğim kendi kendime. Tabi geçmiş senelerdeki transfer başarısızlıklarına sayfalar yetmez. 7m€'luk Giulano yerine Recep Niyaz'ı geri getirsek, çakma RVP Soldado ve Jasen'i almayıp, yerlerine Ahmethan Köse ile devam etsek, Dirar yerine ona verilen para ile takıma cuk oturmuş Lens'i alsak, Isla yerine Antep'ten serbest kalmış Barış Yardımcı'yı alsak (üstelik fener altyapısından çıkmış), Neto yerine Hakan Çinemre ile devam etsek veya Bursa'nın aldığı Titi'yi alsak, hadi para lazım Kjaer, Emenike'yi, gazetelere göre sözde talipleri olan Josef de Souza, Roman N. ve Ozan'ı satsak ve yerlerine atıyorum Kasımpaşa'dan Castro veya altyapıdan gençler ile felan devam etsek. Hasan Ali ile devam etmesek, Valbuena'yı almasak.....Başlarına da sokaktaki diploması bile olmayan bir taraftarı hoca olarak koysak acaba Fenerbahçe forması ile maçlara çıkacak bu takım kaç puan alırdı.Fenerbahçe'nin forması ilk beşte olur. Kimin oynadığının önemi bile yok. Tabi yukarıda yaptığım takım çapsız ve o takımla hedef şampiyonluk olmaz. Ancak geleceğin takımı vs. hedeflenirdi. Ama Fenerbahçe'nin hedefi gelecek senelerin takımını oluşturmak değil her şartta şampiyonlukdur.

Hoca konusu bambaşka. Futbol oynatma prensipleri belli olan ve bunun da büyük takımlara uymadığı aşikar olan Aykut Kocaman yanlış tercih idi ve buda ortaya çıktı. Konya ile aldığı kupadan sonra varsa eğer bir fener lobisi milli takım için dillendirilmeliydi adı ki Fenerbahçe camiası içinden çıkıp mili takım yöneten hiç bir spor adamı yok uzun zamandan beridir. Ersun Yanal dışında pek bir örneği de yok Türk bir hoca ile Fenerin coştuğunun. Futbolda da medyanın da haber amaçlı dillendirdiği gibi en azından bir Obradoviç modeli olmasa da, kendini kanıtlamış yabancı en doğru tercih olurdu iyimser bir tablo için. Tabi yeni bir Terraneo ve Perreria modeli de olmamalıdır bu model. Atıyorum geçen sezon sonunda Dortmund'dan ayrılan Tuchel fena durmazdı. Heyecanlı, alttan yukarı doğru gelmiş hep. Şampiyonluk hedefleyen takım çalıştırmış, büyük takım camiası görmüş genç bir hoca. Yanına mutlaka bizim ligi bilen birisi de şart. Yoksa adam burayı tanıyana kadar ilk devre bitiyor. Hoş burayı bilenlerin yaptığı da ortada. Bugün bizden puan alan İrfan Buz ve Tuncay Şanlı olabilirdi zannımca. Değişik senaryolar var. Var ama bu arada İngiltere ligi gibi liglerde çalışmayı hedefleyen bu hocaları ikna edecek vizyonda yönetici lazım en başta. Yabancı transferi için de ille isimli ve pahalı olması gerekmez, mümkünse hepsi aynı ligden (benim tercihim sert ve mücadeleci olduğu için İtalya ligi) ve Brezilyalı oyuncu tercihim olurdu. Geçmiş yıllardaki Fenerbahçe ve bizim ligin muadili Ukrayna'dan Shaktar örneklerinde olduğu gibi. Ve yine mümkünse Portekizli de olmasın yeni transferler. Ve yine mümkünse yerli transfer yapılmasın eğer adam çok üst düzey değil ise. Boşuna Anadolu takımları zengin ediliyor durmadan. Onların yerine altyapıdakilere verilecek şans ile her sene bir adam girse takıma yeterli. Sonuçta bu prensiplerle kurulacak takım, bizim gibi sadece sertlik ve mücadele, oynatmama üzerine taktiklerle yönetilen takımlarla dolu kalitesiz bir ligde, iyi çalıştırılma ile fark yaratır diye düşünüyorum.

27 Aralık 2012 Perşembe

tweet cevap

@trtbasintribunu emre b.'ne görüntü ile ceza verilirken kimse demiyor ki hakme raporuna yazmamış. ama emre hakaret ediyor bilmem ne.diyordu herkes.emre hatalıydı.niye fbde oynuyordu.belliki ilk rapor değişmiş ve türükürük olarak düzeltilmiş.niye hiç gündeme getirmiyorsunuz.gs zarar gördüğü zaman kimse ama hakem de iyi birisi bırakmasın demedi.ali aydın hakemliği bıraktı, bünyamin gezer hakemliği bıraktı.niye tartışmıyorsunuz.hassas duyarlı gazeteciler olarak.güya tarafsızsınız.iş fener olunca haklı olsa bile ama var mutlaka.işinize gelince görüntüler öyle diyor.işinize gelince hakem raporu.hakem derhal istifa etmeli ve özür dilemelidir.etmesede kendisi bilir.bu durundan fener zarar görmez.ama ülkemiz adına kötü reklam olur sadece.hani diyorsunuzya kamu yararına yayın yapıyoruz diye.aklıma takılıyor niye hep fenere vuracak adamları yayınca çıkartıyorsunuz.ordu başkanı belliki fanatik gsli.adama gs yöneticilerinden önce yayında.bari gsli yöneticileri çıkarın onun yerine.

20 Eylül 2011 Salı

yapmayın.

yediğin gol ofsayt, attığın nizami gol ofsayt diye verilmez.ama yapmayın be hocam.niye son ana kadar beklersin?niye kurtarıcı diye alternatifin varken orhanı alırsın.daha bir sürü teknik detay.ama elin oğlu acımaz ve gözünün yaşına bakmaz.üç günde bir maç yaptırır, diğerlerini dinlendirirken.bunlara fırsat bırakma kardeşim. eee fener kaybedince doğal yorumlar başlayacak fenerin iyiliğini isteyenler için.şimdiden duyuyorum.on kişi manisa puanı hak etti.daha geçen hafta kırmızı görmesi gereken melo gs'n in en iyi adamı olup maçı koparan golü atarken, dünkü bjk maçında rakipsizliğe rağmen tersine verilen hakem kararları topu anakragücü kalesi önünde tuttu.ama yorumculara bakarsan ooo gs, bjk süper.ama bide hakem karalarını beğenmiyoruz.fenerli federasyon bide fenere kıyak yapmıştı.seyircsiz oynayacakken seyircili olmuştu.21 saat önce twitterda shadowturk melonun kafasını görmeyen hakem manisa maçına atanmış.korkuyorum açıkcası. 21 hours ago demişim.maalesef ancak tekrar söylüyorum bunlara fırsat bırakmamak gerekir. DÜZLETME:tekrarları izleyince manisanın gölünün ofsayt olmadığı anlaşıldı ama yine bir penaltının güme gittiği farkedildi.bravo hakemlere.

30 Ağustos 2011 Salı

derdi ne acaba?

basını hergün düzenli takip etmeye çalışırım.tabi spor sitelerinide düzenli okurum.uzun uzadıya anlatmayacağım.anlamadığım bir şeyi belirteceğim, bir fikri olan var ise?kendisini tanımam etmem.kimdir, nedir?misyonu nedir bilmem.anladığım kadarıyla gs taraftarı ama guya tarafsız ve doğrulardan yana.kim mi? milliyet gazetesinde adı ters köşe olan köşede yazan ercan güven.kendisi hergün fener yazmaktan ve yerden yere vurmaktan, imalı yazılar yazmaktan bıkmadı.vardır bir amacı tabiki:)

25 Ağustos 2011 Perşembe

sonuç.

"daha ne deyim bilmiyorum.ha birde düşürsünler şu feneri küme.feneri yönetenlere söylüyoum onlar düşürmezlerse kupayı verip kendileri düşürşünler şu takımı belki kıymeti o zaman anlaşılır.ne türkiyede ne avrupada prestij bırakmadılar." demişim 03 Temmuz 2011 Pazar günü.bu akşam asbaşkan ali koç'un dedikleri hepimizin malumu.aklı evvel benim ilk gün söylediğim şeyi iki ay sonra söylediler ki prestij kazansınlar.kimin umrunda zaten karar verilmiş fener gözden çıkarılmış.ne yapsan boş.fenerin olmadığı her spor dalı temiz ve avrupa'nın dünya'nın en başarılı olanıdır türkiye medya ve kamuoyunda. ancak çomak sokarsak araya girip üç beş şampiyonluk alıyorduk.yoksa çiğ çiğ yiyorlar görüldüğü gibi.en baştada fenerliyim diyenler vuruyor, bak tarafsızım, adaletliyim söylemleri ve ayrıca yalakalığı ile.neyse herşeyi herkes biliyor, yazıyor konuşuyor.burda ne neydi benimde üstünden geçmeme gerek yok.biz bize yetelim ama adam gibi cesur ve biraz da devlet erkanından yöneticiler bulup getirelim(zamanında gs’nin yapıtığı gibi) ve bir süre bütün spor branşlarında amatörleşip unutturlım kendimizi derim.bir kaç sene şampiyon olmamak o kadar önemli değil ama o boş yılları çok iyi değerlendirip sonrasında atılım yapalım derim.yoksa ülkenin dörtte üçünün maç sohbetlerinde dalga geçtiği takım olmaya devam edeceğiz.bilmemki daha ne desem. son lafımız fener ama biraz mantıklı olalım.belki şike var, belki yok.bilmiyorum insanları vicdanları ile baş başa bırakıyorum ben şahsen ama lütfen bir daha bu tip durumlara önce bizim takım yönetimi olarak fırsat bırakmayalım.

3 Temmuz 2011 Pazar

ne söylesem boş.

bilmiyorum ki bu yaşananlara karşılık ne söylenebilr.normalde pazar sabahları bu saatte uyanık olmam ama bu kez uyanıktım ve bi bakayım dedim televizyonlarda ne var diye.ntvspor altyazı geçiyor o gözaltında, bu gözaltında felan.ewet lig tescil edilmişti fakat bahse konu klüp fenerdi ve harcanabilirdi.bu güne kadar ki şampiyonlukları, geçtim araştırmayı konuşulmamıştı bile diğer takımların.sezon bitince herkes mikrofona analarının ak sütü kadar helal gibisi açıklamalar yapardı hekes.benim şimdi burda tek tek gs'nin şu şampiyonluğu, bjk'nin bu şampiyonluğu şöyle olmuştu dememe gereke yok.ya da fener şampiyonluğu şöyle kaybetmişti herkese biliyor olanları gizli kapaklı bir şey yok.ama ne oldu da lig başlamaya az kalmış, takımlar sezonu birer birer açıyor, transferler tam gaz.federasyon seçimi tam bir mutabakat ierisinde yapılmış.bütün küsler barışmış da ertesi günü ne olmuştu ki bu gözlatılar birden başlamıştı.benim ilk aklım gelen geçen haftaki denizli de şike oldu manşetleri olabilir miydi aziz yıldırımı'ın.kim bilir her ne olursa olsun.çeksinler şu takımı ligden.versinler tüm kupaları ve kapatsınlar tüm branşları.geriye kalanlar kendileri arasında oynasın dursunlar.daha ne deyim bilmiyorum.ha birde düşürsünler şu feneri küme.feneri yönetenlere söylüyoum onlar düşürmezlerse kupayı verip kendileri düşürşünler şu takımı belki kıymeti o zaman anlaşılır.ne türkiyede ne avrupada prestij bırakmadılar.artık transfer edecek sporcu bulamaz klüp.geçen seneki doping olayı şimdiki gözaltılar.bu kin nedir kardeşim.bu kıskannçlık nedir.şikenin dalaverenin alalarını yapanlar şimdi anlı şanlı anılıyorlar.bu günlerde geçer artık fener sevgisi bana kalsın.

19 Haziran 2011 Pazar

tebrikler

Malumunuz üzere futbolda sezon bitti ve güzel biten sezonun ardından bir mahmurluk var üzerimizde. Derken erkek basketçilerde sevincimizi bir kat daha artırdı ve beşi bir yerde oldu. geçen senede çok yaklaşmıştık ama ufak nüanslar sonucu belirlemişti. neyse mutlu biten sezonun ardından komplo teorilerini diğer takım taraftarlarına bırakıp beş kupanın sevincini yaşayalım biz. Ama sağ olsun medyamız bu sevinci bile doğru dürüst yaşatmıyor fener taraftarına. maçlar zaten şifreli kanalda bari maç bittikten sonra sevinelim ama yok. üzücü olan ülkemizde televizyonculuk o kadar gelişti. Her miting canlı yayında, son haber anında ekranda. ama ülkenin şifreli olmayan tek spor kanalı, zamanında tanju’ların oynadığı figo dünya karması-Avuturya Wien maçını canlı ekrana getiriyor. Yirmi sene önce çok merak ederdim bu dünya karmaları maçlarını. ama şimdi anladım ne kadar gereksizlermiş. neyse maç gece yarısı bitti de bi zahmet yayına girdi ntvspor. elli tane kanalı olan trt’den hiç ses yok. birden aklıma geldi acaba rakibimiz şampiyon olsaydı durum ne olurdu. ama düşünmeye gerek yok, daha bitmemiş 35’lik üç transferi bütün gece yayınlayan kanal gs şampiyon olsaydı bir hafta canlı yayından çıkmazdı herhal floryadan. birde kanalın sahibi fenerli ama nafile, demek ki yetmiyor müdürü gs’li. Neyse artık transfer haberleri ile yeni sezonu beklemek düşüyor bizlere.

31 Mayıs 2011 Salı

emre'nin mesajı

en sonunda kaç yıl aradan sonra fener şampiyon oldu ve komplo teorileri diz boyu.eğer Trabzon şampiyon olsaydı terinin son damlasına kadar hak etmiş olacaktı. Ama beklenen olmadı maalesef türkiye’nin dörtte üçü için.eee ne olacak.hiç zaman kaybetmeyelim, bari ortalığı karıştıralım.karıştıralım, mide bulandıralım da nasıl olura olsun.bak zaten fener şike de yapmış.fener Ankaragücü maçını satın almış gördüğümüz kadarı ile.ewet nasıl bir şike ise maçı izleyenler iyi görmüşlerdir, maçın en hırslı futbolcusu idi bahsi geçen futbolcu.sağa sola saldırdı.helal olsun böylede olması gerekir.birde şike yapmasa fener neler olacak merak içerisindeyim.
Tabi birde gençlerbirliği Trabzon maçında burak’ın gençlerli futbolculara söyledikleri çok etikti bizim medyamıza göre ki, kimse takip etmedi.geçen sene rüştünün kupa finalinden önce yaptığı telefon konuşmaları da öyleydi demek ki medya hiç takip etmedi.tabi bu konudaki otoritemiz serhat ulueren’e sormak gerekir, hangi konunun daha etik olduğu.
Ama çuvaldızı da kendimize batıralım.şurası kesin ki Fenerbahçe sevilmiyor Türkiye kamuoyunda.bari fener bünyesi içerisindeki insanlar maksimum özeni göstersin ki, bu tür diyaloglara girilmek zorunda kalmasın kulüp.zaten olmadığına inanıyorum ama emre'nin ve çevresini de fırsat bırakmaması gerekirdi bu tip durumlara.bilmiyorum yanlış mı düşünüyorum.

22 Mayıs 2011 Pazar

tarih harbi şampiyonu gördü.

fazla söze gerek yok.bu kadar mücadelenin sonucunda şampiyon belli oldu.ewet şampiyonu tebrik edelim.çünkü sadece rakiplerle değil, sağolsun medya ve siyaset dahil kamuoyu gazıyla, artı motivasyon ile oynayan rakipleri yenip şampiyon olduğu için tebrik edelim.kimin emeği var ise yürekten kutluyorum.şu son maça özel sivası ve özellikle erman kılıç'ı kutluyorum.seneye belki trabzon alır.almasıda gerekir.neyse karabük'ü kutluyorum.fenere oynadığını trabzon'a oynamadığı için.ama aynı tebriği bursa antep ve diğerlerine de göndermeyide unutmayalım.ama eskişehir'i iki kat kutluyorum.at gözlüğü ile izleyenler göremezler, fenere ve trabzon'a aynı oyunu oynadığı için.bülent uygun fenerli diyenlere diyecek o kadar çok cevap var ama gerek var mı?vay onbeşinci hakem diyarbakırlı, aziz yıldırımın hemşehrisi diyenlere diyecek o kadar çok şey var ama değer mi?işte sonuç ortada ve şenol güneş'in haftalar önce dediği gibi adelat ve hak yerini buldu.hoş şenol hoca yan çizdi yorumundan ama canı sağ olsun.emeği geçen herkesin, terinin son damlasına kadar helal olsun bu şampioynuluk.
ne mutlu seni sevene, ne mutlu harbi gerçek şampiyona.
bir notda özeleştiri olarak düşelim ki, faydamız olacaksa olsun.belkide aykut kocaman'ı en çok eleştiren ve adamlığını değil ama hocalığını pek beğenmeyen birisiyim.elbet şampiyonluklar sadece hocaya endeksli değil.bir sürü etken var.ama bu sezon o kadar gitti denilen maç zor geri geldi ve o kadar tamam bitti kazandık dediğimiz maç kaybedildi. yeter ki ders alsınlar ve hataları lütfen düzeltsinler yoksa her sene bu sene gibi olmaz. bjk ve gs'nin olduğu ligde bizi medya, kamuoyu ve malum etkenler çiğ çiğ yer.

11 Mayıs 2011 Çarşamba

tarih kupa aldı yazacak.

bu akşamki kupa finalinin tamamını izlemedim ama ara ara baktım.izlediğim bölümlerde top hep belediyede idi.beşiktaş ömer üründül'ün tabiri ile kontrollü ve defansta bekliyordu.ve ayarlasan olmaz hafta sonundaki maçı olaylar nedeni ile oynamamıştı.böylece kondisyon ve fiziksel olarak da iyi durumda.nede olsa maç uzun.90 dakika içinde olmase bile uzatmalar var felan.belediye takımı istim üzerinde ve büyüklere karşı (gs hariç)hep motive ve iyi.fakat hızlı gelişen atakta beşiktaş golü buluyor.ama toparlanıyor belediye takımı ve yandan bir orta, ve gol.o da ne?ofsayt.yan hakemden kaçmamıştı ve yakalamıştı.yok yok tekrar izleyince hata yapmıştı.aslında golün geçerli olması gerekiyordu.ama hakemde insan, hata yapabilirdi.ama rakip fener olsaydı o zaman şaibe aranabilirdi (devlet tv ekralarında bile alenen söyleniyor artık) ve hatta kesin hakemi ayarlamış olurdu.hani hafta sonu emenikeyi (sanki kendi oyuncusu) oynattırmamıştı ya.neyse ikinci yarı belediye toparlanıyor ve hatta öne bile geçiyor.ama ne hikmetse koruyamıyor, maç uzatmalarda bitecek.olmazsa penaltılar.nitekim penaltılarda belli oldu kupanın sonucu ve hakederek kazandı bjk.bence değil hani fenerli olan fakat sahipleri ve müdürleri diğerlerinden olan medya nezdinde.neyse bjk başkanının babası hastaneye kaldırılmış(geçmiş olsun).demek bu kupada hastaneye gidecek rıdvan dilmen'in dediği gibi.bilmiyorum hayattamı değil mi bence mahmut özgener'in babasınada götürmeliler.işte böyle, belkide tarihlerinin en kötü sezonlarından birisini kupa ile bitirdi bjk.artık önümüzdeki senenin hesaplarını yapıyor.diğer bir ayrıntı moralsiz ve yorgun belediye takımı hafta sonu şampiyonluk adaylarından trabzona gidecek.yenilirse eğer mazerete ne hacet.olası trabzonun puan kaybetsi durumundaki senaryoyuda söyleyeyim.belediye takımının başkanı aziz yıldırım'ın kankası.

uzattık asıl konumuz fenerbahçe.sadece futbol takımı olarak değil tüm branşları ile birlikte tarihinin en iyi sezonlarından birisini geçiren fenerbahçe belkide sezonu kupasız kapatacak.ve tarih yazmayacak.ama tarih hakem hatalarıyla olsa bile kupayı bjk aldı yazacak.(bjk'nin son aldığı kupalarda olduğu gibi, ne hikmetse).izlememeye gayret etsemde dek geldiği zaman baktığım hıncal'da çıkıp konuşacak.aslında selçuk atılmalıydı.fener haketmeden kazanıyor.trabzon hakediyor felan saçmalayacak.bu sene kesin fener şampiyon nidaları ile aman yetişinde beraberfenerin şampiyonluğunu önleyelim derdinde.bütün yazarlar ikili averajın derdine düşmüş.vay adil değil, genel averaja bakılsın diyor.konu fener olunca herkes bıçaklarını biliyor.burada yönetimimize seslenmek istiyorum.baskette ve voleybolda olduğu gibi üst düzey takım kursunlar, teknik direktöre bile gerek kalmadan ve tarihi puan farklarıyla şampiyonluklar alalım.belki üç beş sene sonra biraz olsun sempatiyle bakalar şu takıma.

8 Mayıs 2011 Pazar

ne mutlu Fenerliyim diyene.

karabük maçı 0-0 devam ederken ve oyunda rölantide pek iyi gitmiyorken yazıya düşündüğüm başlık şampiyonu tebrik edelim-2 idi.aslında hafta içi yukarıdaki başlıkla bir yazı yazmayı düşünmüştüm ama pek vaktim olmadığından kalmıştı.kısmet bütünleşik bir yazıyla bugüneymiş.

hafta içi servisle işe gideriken beşiktaşlı bir arkadaşımla yaptığım diyaloğun sonunda böyle bir şey aklıma geldi.servistekiler bilirler benim futbolla ilgili olduğumu ve fenerbahçeli olduğumu.orta yaşlı karadenizli bir abimiz sordu?ne olacak bu sene, şampiyon olabilecekmisiniz diye.bende kendisine elbette şampiyon olmayı isterim ama pek umutlu değilim dedim.açıklama olarak da, futbolun pek sahada sonuçlandığına inanmadığımı söyledim.bu arada beşiktaşlı arkadaşım, zaten bir çok maçımızı hakemle aldığımızdan bahsetti.kendisine bu sezonki bir kaç hakem hatasıyla puan kaybettiğimiz maçı hatırlattım.hatta bunların içinde hakem hatasına rağmen kazandığımız beşiktaş maçıda vardı.haklı olabileceği bir maçın, fenerin attığı ilk golün ofsayt olduğu gençlerbirliği maçı olduğunu ama bu maçı fenerin iki farkla kazandığını, ancak trabzonun aynı takımı ne tesadüf ilk gölü ofsayt olan, fakat tek farklı kazadığını hatırlattım.fakat zaten tüm fenerin aleyhine olan şeyler umrunda değildi ve normaldi.

ewet karar verdim ve sadri şenere bir defa daha hak verdim.gerçektende ben türkiyenin dörtte birlik dilimine giren taraftaydım ve mutluydum.ne mutlu ki fenerliyim.bu sebeple ülkemizin kurulmasına önderlik eden Mustfa Kemal'i anmadan geçmeyelim.

bu akşama dönersek.Karabük futbol takımını canı gönülden tebrik ediyorum.erkekçe mücadele ettikleri için.yücel ildiz'i tebrik ediyorum.saha kenarda terinin son damlasın kadar futbolcularından çok efor harcadığı ve böyle bir takım ortaya çıkardığı için.ayrıca aynı mücadeleyi trabzon maçında da bekliyorum.seyirciyide tebrik ediyorum.takımlarını güzel bir şekilde destekleri için.ama galiba tezahürat azlığı varki trabzon şampiyodan başka bir tezahüratları anlaşılmadı.buca-trabzon maçını izlemedim ama maçın sonunda gol attıktan sonra dakkasında yemek neyin nesidir anlamadım.ayrıca hocalarının verdiği röportajda açıklıla dediği şu cümle anlamlı bence:1-1'den sonra ya beraberlik için oynayacaktık, yada gol atmak için saldıracaktık.biz ikincisini seçtik:)hoş bu maçı kazansa bile küme düşmesi garanti bir takımın hocası böyle diyor.sanki şampiyonluğa oynuyor.yinede lige renk kattıkları ve bu sene fenere en çok gol atan takım oldukları için tebrik ediyorum.umarım seneye tekrar süper lige dönerler.

3 Mayıs 2011 Salı

yeter ilker yasin

malumunuz fenerbahçe taraftaryım ve bu blogda da dilimin döndüğünce fenerbahçe yazmaya çalışıyorum.ama bunun yanında da şimdilerde o kadar değil ama televizyonda üçüncü lig maçlarını bile karçırmayan futbol takipçisimi dersiniz, fanatiği mi dersiniz bilmem izleyicisiyim. üstelik bu iştende televizyonlarda saatlerce geyik modunda konuşanlar, gazetelerde işkemden yazan kalemşörler gibi parada kazanmıyorum.ee bahisde oynamıyorum.zevk işte.neyse, eğer maç fenerbahçe maçı değil ise çok lazımmış gibi ve bananeyse bir tarafı desteklerim.belki maç izelmek için bir sebep mi olsun diye artık bilmem. bu akşam ki barcelona - real madrid maçında olduğu gibi.geçmişten beridir real madrid'i desteklerim sebepsiz.barcelona'dan haz etmem futbol dışı politik sebeplerden.neyse uzatmayalım, tur zaten ilk maçta belli olmuştu ama işte benimkisi de bir umut.belki real maçın başında atar sonra orta saha mücadele son dakikalarda bir tane daha sıkıştırır, maç uzatmaya gider felan.maçı kafamda oynuyorum kendimce.ama herkesin malumu barca son yılların en komple takımı sayın ilker yasin'in deyimi ile.gerçektende süper futbol, süper yetenekli futbolcular....daha ne olsun.biraz da dokunduralım.bu barca zaten hakem desteği vaya uefa bilmem ne desteği olmadan da bu real madrid'i rahat eler.aksini kimse savunamaz.ama galiba futbolda başarı her zaman saha içinde güçlü olmaktan geçmiyor.sahanın dışında da güçlü olacaksın ve sempatik olacaksın, sevileceksin.fenerbahçe'nin Türkiye sınırlarında sevildiği gibi olabilri mi sizce:)?fanataik galatsaray'lı ilker yasin bile hiç çekinmeden maç boyu barca'yı destekleyecek mesela:) masceranun veya alvesin bir tekme olmasa bile zaman geçirme amaçlı yerde yatıp zamanı eritmesine ihtiyacı yok o takımın, zaten top hep onda.veya barcaya çaldığı düdükleri reale çalması, barca kalesine gol olarak geri dönmeyecek mesela.ama televizyon başında gördüklerini değilde görmek istediklerini ve artı maç hariç herşeyi anlatan spikerlerden bıktım valla.maç izleme isteğimi ortadan kaldırıyorlar.gerçi ne yıldo'lar, ne bülent karpatlar gördük bu özel teleizyon ekranlarında, geçmişteki o güzelim maç spikerlerinden sonra ama sabri ugan'a da şükür ilker yasin'e de şüükür diyemiyorum.yeter bi güzel maç anlatan spikerler bulun lütfen:)))

25 Nisan 2011 Pazartesi

hele şükür

en sonunda delikanlı gibi oynayan bir takım çıktı trabzonun karşısına ve puan kaybetti.zaten son haftalarda güzel oynamıyordu ama bir kontra golü bul ve iyi savun, tek farkla maçı kazan.adalet mi?onbir maçı tek farkla kazanmış trabzon ve lig henüz bitmedi.neyse iki gün sonra gelen buca maçı.kağıt üstünde maç çok kolay.ama gel görkü sahaya.neredeyse ligden düşmesi kesin ama eskişehirin trabzona karşı oynadığından daha da iyi oynadılar ve skor ürettiler farklı olarak.ve hatta iki farkı da yakaladılar.konsantrasyon eksikliği mi?beceriksizlik mi?yanlış onbir mi?ne derseniz deyin kötü oyunu açıklamaz ve hatta bu durumu savunmaları için gerekçe olamaz.ama gördüğüm kadarıyla fenerbahçe bucaya kaybetmek için her şeyi yaptı.bunu gidermek için kafayı yoracaktır hoca mutlaka.bu saatten sonra aykut kocaman'ı eleştirmek istemiyorum.benim değineceğim şey ise;
fener ne zaman kafaya çıksa mutlaka içinde bir dalavere vardır.fener bucayı hakemle geçti ve trabzon eskişehirde hakem yüzünden puan kaybetti.medyada fenerliydi zaten.hakemleri baskı altına almıştı.zaten baskette efeside hakemle yenmişti.voleybol ve bayan baskette de hakemle şampiyon olmuştu.bu fenerle nasıl başedecek bu kadar spor dalında, bu kadar takım.içlerinde paralısı, klüp takımı her çeşit takım var ama bir şekilde en tepede fener var.ne yapsak acaba bu durumu nasıl çözsek de türkiye'nin dörtte üçü üzülmese.en iyisi bu feneri kapatalım yada yunan liginde mi oynasın.bilmiyorum.
neyse geriye kalan dörtte üç olarak biz sevinelim ve umarım artık bu sene son hafta kaybetmeyelim de şampiyon olalım.bu arada bayan basketbol, erkek voleybol takımlarımızı şampiyonluklarından dolayı kutluyorum.darısı diğerlerine olsun.
İLAVE:maçla ilgili teknik, taktik geçtim, herkes izliyor karşılaşmayı ve herkes görüyor.yok stoch daha önce girmeliydi, vay cristian niye oynuyor felan.birazda göreceli, maçtan sonra bunları konuşmak ama ilave edeceğim bu değildi.aykut kocaman nihayet bir lig maçına takım elbise ile çıktı.takımın teknik direktörü, takımın lideridir ve sadece sportif olarak değil, kenardaki duruşuyla, röportajlar da ki konuşmaları ile, maç haricinde televizyondaki tavırları ile heran, her yönüyle takıma katkı yapmalı ve komuta etmelidir.temsil için bu konuda bence önemlidir.artı duygularını daha samimi bir şekilde yansıtsa, ortaya çıkacak pozitif durum takımada yansıyacaktır.

22 Nisan 2011 Cuma

niye sormazlar?

dün akşam galatasaray kaptanı ntspor'a çıkmış, bide galatsaray bu haldeyeken ne hikmetse medyatikliği hiç azalmadı bu takımın.neyse benim soracağım ise şu.demiş ki galatasaray kaptanı, trabzonun şampiyon olmasını isterim.ne güzel özgür bir ülke burası.ama çıkıp kimsede çıkıp adama sormuyor.iki hafta öncesinde galatasaray o yüzzden mi trabzon maçını fenere karşı oynadığı gibi hırslı ve istekli oynamadı ve kaybetti.olmaz böyle şeyler ama bari deki, galatasaray şampiyon olmuyorsa eğer, kim oluyorsa olsun beni ilgilendirmez.